menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mekke Anlaşması ve bölgesel istikrar

8 0
previous day

Mekke Anlaşması ve bölgesel istikrar

I. Körfez Savaşı’ndan sonra istikrarsızlık yayıldı ve kalıcı hâle geldi. Çok kısa bir zaman içinde Balkanlar, Kafkaslar, Doğu Akdeniz ve Kuzey Afrika istikrarsızlık sarmalına kapıldı. Adeta bir vakum oluştu ve bölge devletlerinin tamamı bu vakuma doğru çekildi. II. Körfez Savaşı’ndan sonra yayımlanan harita taslakları, Türkiye’nin de parçalanmak istendiğini gösterdi. ABD’nin öncülüğünde kurulan özellikle Protestan Avrupa ülkelerinin dâhil olduğu bir yapı bölgemizde yeni bir Batı sistemi anlamına geliyordu. Bu yeni sistemin kurulması için bölgemizin büyük devlet yapılarının parçalara bölünmesi gerekiyordu. Bu harita taslakları genel olarak İsrail’i merkeze koyan bir bakışla değerlendirildi. Batı Avrupa ülkelerinin ve ABD’nin İsrail’in güdümünde olduğu inanışı çok yaygındı.

İsrail merkezli yorumlar nispeten doğruydu. İsrail’in önünün açılmak istendiği ve Siyonistlere geniş bir manevra alanı kazandırmaya çalıştıklarını kimse inkâr edemez fakat bu türden yorumlar daha baştan asıl failleri görünmez kılıyordu. Böylelikle coğrafyanın asli unsurları açısından bilinmezlikler artıyor ve geleceğe dair öngörülere ve çıkış arayışına imkân tanınmıyordu. Bugün İsrail merkezli yorumların çok önemli bir kısmının illüzyondan ibaret olduğunu daha iyi anlıyoruz. Çünkü ABD, İngiltere ve Almanya’nın İsrail’e alan açmaya yönelik faaliyetleri bu ülkelerde siyaset yapıcıların Siyonistlere boyun eğmelerinden değil, bölgemizle alakalı hedeflerinden kaynaklanıyordu. Bunun çok önemli bir fark olduğu 7 Ekim 2023’ten sonra daha iyi........

© Yeni Şafak