Distopik bir dünya kuruyorlar
Avrupa’da ve Amerika’da şaşırtıcı birçok hadiseye şahit oluyoruz. Lüksemburg’da bir ana okul öğretmeni Filistinli çocukları desteklediği için işinden kovuluyor. Kanada’da bir lise öğrencisi mezuniyet töreninde sahneye kefiye ile çıktığı için şiddete maruz kalıyor ve cübbesinin üzerindeki kefiye zorla çıkarılıyor. Amerika’da ise Sağlık Bakanı, İsraillilerin soykırım suçunu inkâr ederek Siyonistlerin mağdur olduğunu söylüyor. Bu şahsın İsrail’in çevresindeki ülkelerde Filistinli nüfusun giderek artmakta olduğundan şikâyet etmesi de çok şaşırtıcı. Arjantin devlet başkanının İsrail’le ilgili sözlerinin de üzerinde durulması gerekiyor: “İsrail, Batı’nın kalesidir, yükselen Batı karşıtlığına karşı bir duvardır. İsrail’e karşı mücadele İsrail’de durmaz. Eğer İsrail düşerse, Batı dünyasının peşine düşerler. Eğer İsrail’i yok ederlerse, Batı dünyasını yok ederler.”
Bu hadiseler ve konuşmalar zihnimizde yer etmiş Batı algısı ile uyuşmuyor. Bunun için şaşırtıcı. İki yüzyıldan fazla bir zamanda maruz kaldığımız zihnî kolonizasyonun bir sonucu olarak zihnimizdeki Batı ile bugün gördüğümüz hadiseler ve duyduklarımız arasında devasa bir fark var. Daha düne kadar çok kimse emperyalizme karşı mücadele eden dünyayı suçlayabiliyordu. Ne yazık ki suçlayıcı dili benimseyenler zannedilenden çok fazla. 90’lı yıllardan itibaren İslamiyet’i ve Müslümanları terör ile ilişkilendirmekte hiç tereddüt etmemişlerdi. Otuz yıldan fazla bir zamanda terör kavramını silah olarak kullandılar ve böylelikle İslam........
