menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İbn Arabî’ye göre harf, şekil ve ruh arasında hüsnühat Metafiziği

34 0
27.06.2026

Hüsnühat psikolojisiyle ilgili ikinci kazımızı, İbn Arabî’nin (k.s.) Fütûhât-ı Mekkiyye’sinin 3. Sifr, 17. Kısım, 26. Bölüm’ündeki sözlerinden yapacağız. (trc.: Ekrem Demirli, Litera; Harflerin İlmi, trc.: Mahmut Kanık, İnsan)

İbn Arabî’nin harfler hakkındaki değerlendirmeleri ilk bakışta bazı okuyuculara uzak ve karmaşık gelebilir. Ancak dikkatle bakıldığında onun burada yalnızca harflerden değil, “varlığın görünür hâle geliş biçimlerinden” söz ettiği anlaşılır. Bu nedenle söz konusu metin, hüsnühattın metafiziği ve psikolojisi bakımından son derece önemli imkânlar taşımaktadır.

İbn Arabî’ye göre harfler üç mertebede bulunurlar: a-Yazılı harfler, b-sözlü harfler ve c-zihinsel harfler. Bu tasnif ilk bakışta teknik bir sınıflama gibi görünse de aslında son derece derin bir hakikate işaret eder. Çünkü modern insan harfi çoğu zaman yalnızca yazıda görür. Oysa İbn Arabî’ye göre harf, önce zihinde doğar, sonra sözde görünür ve nihayet yazıda cisimleşir. Böylece yazı, harfin ilk mertebesi değil son mertebesi hâline gelir.

Bu bakımdan bir hüsnühat levhasına bakarken gördüğümüz şey yalnızca mürekkep ve çizgiden ibaret değildir. O çizginin arkasında tahayyül, zikir, mana ve niyet vardır. Yazı görünürdür; fakat onu meydana getiren süreç görünmezdir. Hattatın kalemi, aslında daha önce gönülde ve zihinde teşekkül etmiş bir hakikatin son durağıdır.

Bu noktada İbn Arabî’nin dikkat çektiği bir başka husus daha vardır. Ona göre harflerin tesiri yalnızca seslerinden veya manalarından kaynaklanmaz. Harflerin şekilleri de bizzat........

© Yeni Şafak