Ayvansaray önünde
Ayvansaray sahilinde, Musevi Hastanesi ile vapur iskelesi arasında Haliç’in ve belki de İstanbul’un en büyük kalafat yeri vardı. Buraya 150-200 tonluk tekneler çekiliyordu. Şimdi yerinde serin bir rüzgâr esiyor.
İskeleye doğru iniyorum. İki yanımda iğdeler, akasyalar. Alabildiğine yeşillik. Lakin çınar fidanlarını göremiyorum. Yoksa unutuldu mu? Lalelerin bazısı, ağaçların çoğu yaprak açmadan kurumuş. Pek tabii büyük bir mekânı yeşil saha yaptı Dalan. Şimdi iş, bakımında. Malumunuzdur böyle yeşil sahaları yapmak kadar, onu yaşatmak, temiz tutmak, bakımını yapmak da zordur. Görelim, dikilen ağaçların kaçı yeşil kalacak; beş on yıl sonra bu cennet misali çevre neye dönecek.
Lacivert beyaz küçümen bir iskele. Esneyen bir iki memur. Bugün hava serin, Haliç’in o çirkin........
