menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Vicdanları rahatlatmak yetmez, piyasaları ikna etmek gerek!

38 0
previous day

Vicdanları rahatlatmak yetmez, piyasaları ikna etmek gerek!

Adaletin tecellisi yaralanan vicdanları onarabilir; fakat sarsılan güveni yeniden inşa etmek, suçluları cezalandırmaktan çok daha fazlasını gerektirir. Zira vicdan geçmişte yaşananların hesabını sorarken, yatırımcı gelecekte yaşanabileceklerin teminatını arar.

Yakın zamanda yaşadığımız fon krizi, yalnızca vatandaşların birikimlerini değil, toplumun adalet duygusunu da yaraladı. Yılların emeğiyle oluşturulan tasarrufların haksız kazançlara dönüşmesi, ekonomik olduğu kadar vicdani bir meseledir.

Ancak önümüzde birbirini tamamlayan iki sorumluluk bulunuyor: Adaleti tesis etmek ve güveni yeniden inşa etmek.

ADALET SAĞLANMADAN VİCDANLAR RAHATLAMAZ

Vicdanları rahatlatmanın yolu bellidir. Suça karışanların tespit edilmesi, hukuk önünde hesap vermeleri ve haksız kazançların mümkün olduğunca mağdurlara iade edilmesi gerekir.

Fakat suçluların cezalandırılması, piyasaların yeniden güven duyması için tek başına yeterli değildir.

Piyasa derken yalnızca borsayı veya yatırım fonlarını kastetmiyorum. Sanayiciden esnafa, yatırımcıdan tasarruf sahibine kadar ekonomik hayatın tamamından söz ediyorum.

Bu kesimlerin asıl beklentisi, benzer hadiselerin bir daha yaşanmayacağına inanmaktır.

Çünkü güven, kişilerin iyi niyetine değil, kurumların sağlamlığına dayanmalıdır.

YATIRIM VERİLERI ZATEN BİZE BİR MESAJ VERİYORDU

Üstelik fon krizi, yatırım ortamına ilişkin güven tartışmalarının başlangıcı da değildi.

Merkez Bankası’nın Ağustos 2026 verilerine göre, gayrimenkul dâhil son on iki aylık doğrudan yatırımlar dengemiz yaklaşık 946 milyon dolar net çıkış verdi.

Başka bir ifadeyle,........

© Yeni Şafak