İsrail, ABD ile birlikte İran’ı zayıflatmaya çalışırken savaş sonrası Türkiye’nin güçlenmesinden korkmaya başladı
Anadolu’da bir atasözü vardır: “Korkunun ecele faydası yoktur.” İsrail ne kadar korkarsa korksun, Türkiye güçlenmeye devam edecektir.
Dünyada olası bir savaşa karşı kitlesel tepki İsrail’in Gazze’deki soykırımı ile başladı, sekiz milyarlık dünya nüfusuna karşılık gelen bir duyarlılık oluştu. İsrail’in uyguladığı politikalara karşı insanlar sokaklara çıkarak ciddi bir karşıtlık ortaya koydu. Amerika Birleşik Devletlerinin içine düştüğü bu savaş süreci, kitlesel tepkiyle karşılaştı ve ne ABD’de ne de müttefik ülkelerde beklenen kamuoyu desteği tam anlamıyla oluşturulamadı.
Amerika Birleşik Devletlerinin hukuksuzluk serüveni aslında Birinci Körfez Savaşı ile başladı. Soğuk Savaş döneminde bir ülke başka bir ülkeye savaş açacağı zaman bir meşruiyet zeminine dayanmak zorundaydı. Oysa 1. Körfez Savaşında ABD, “Menfaatim varsa müdahale ederim, kimseyi ikna etmek zorunda değilim” anlayışını ortaya koydu.
Buna rağmen, George H. W. Bush döneminde Irak Savaşı’na giderken kamuoyu desteği yaklaşık f civarındaydı. Ayrıca savaş için Birleşmiş Milletler ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üzerinden de kararlar alınmıştı.
İsrail ise bir devlet olarak kendisini uluslararası hukukla veya ahlaki ilkelerle sınırlamayan bir model ortaya koydu. Gazze’de, dünyanın gözü önünde, seçerek ve bilerek on binlerce sivilin hayatına kasteden bir politika izledi. Bu süreç, Uluslararası Ceza Mahkemesi nezdinde de soykırım suçlamalarına kadar uzanan bir tartışmayı beraberinde getirdi.
İsrail’in tek başına sergilediği bu hukuksuzluk modeli, insanlık için ciddi bir tehdit olmakla........
