menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye’de sorun fakirlik değil, adaletsizliktir

14 0
07.05.2026

Türkiye'de artık ekonomik kriz denildiğinde insanların aklına ilk olarak dolar kuru ya da borsa gelmiyor. İnsanlar artık doğrudan mutfağı düşünüyor. Pazarı düşünüyor. Kirasını düşünüyor. Emekli maaşıyla ay sonunu nasıl getireceğini düşünüyor. Çünkü ekonomik kriz artık ekranlarda tartışılan teknik bir mesele değil; vatandaşın gündelik hayatının tam merkezine yerleşmiş durumda.

Bugün gelinen noktada mesele yalnızca enflasyon değildir. Esas mesele, gelir dağılımındaki derin adaletsizliktir.

Bir tarafta pazarda çürük sebze ve meyve toplayan insanlar var. Diğer tarafta ise ultra lüks araç satışlarında rekor kırılan bir Türkiye tablosu karşımızda duruyor. Uluslararası raporlara göre Türkiye'de 30 milyon dolar ve üzeri servete sahip "ultra zengin" sayısı son beş yılda yüzde 93 artmış durumda. Aynı dönemde emeklinin maaşı eriyor, asgari ücretlinin alım gücü düşüyor, gençler evlenemiyor, insanlar çocuk sahibi olmaktan korkuyor.

Demek ki ortada yalnızca bir ekonomik küçülme değil, aynı zamanda bir servet transferi var.

Zaten vatandaşın yaşadığı temel problem de budur. Hükümet sürekli nominal rakamlar açıklıyor. "Maaşı artırdık", "asgari ücrete zam yaptık", "emekliye destek verdik" deniliyor. Ancak vatandaşın sorduğu soru farklı: "Peki ben bu maaşla ne alabiliyorum?"

Mesele tam olarak burada düğümleniyor.

........

© Yeni Mesaj