Uzayda silahlanma-5: Türkiye'nin eksikleri
Dört yazıdır dünyayı anlattık. Şimdi eve dönelim ve rahatsız edici bir şey yapalım: neyimiz olduğunu değil, neyimiz olmadığını sayalım.
Çünkü bu dizinin ilk dört yazısında uzay savaşının ne olduğunu tarif ettik. Bir uyduya yaklaşıp kenetlenmek. Bir gözlem uydusunu lazerle köreltmek. Bir sinyali boğmak. Yörüngede ağ kurmak. Şimdi bu listeyi elimize alıp Türkiye'ye soralım: bunların kaçını yapabiliyoruz?
Cevap: hiçbirini.
Ama önce hakkını verelim. Bu, "Türkiye hiçbir şey yapmıyor" demek değil. Aksine, son on yılda ciddi mesafe alındı.
GÖKTÜRK-1 sekiz yıllık görevinde dünya çevresinde 42.700 tur atıp 322 binden fazla kare görüntü çekti. GÖKTÜRK-2 beş yıllık planlanan ömrüne rağmen on iki yıldır çalışıyor. 2023'te fırlatılan İMECE — ki artık resmî olarak GÖKTÜRK-2B adıyla anılıyor — metre altı çözünürlüğe sahip ilk yerli gözlem uydumuz; elektrikli itkisinden yıldız izleyicisine kadar bileşenleri yerli. TÜRKSAT 6A ile kendi haberleşme uydusunu üretebilen ülkeler arasına girdik.
Özel sektörde de hareket var. Fergani Uzay beşinci uydusunu Mart 2026'da yörüngeye oturttu ve yönelim kontrol sistemlerinin tamamını Türkiye'de üretti. Plan-S, Connecta uydularını 200'e çıkarmayı planlıyor.
Ve Temmuz 2026'da Türkiye'nin ilk yerli Rubidyum Atomik Saati uzaya çıktı; Uzay Ajansı öncülüğünde, TÜBİTAK Ulusal Metroloji Enstitüsü ana yükleniciliğinde geliştirildi, platformunu İTÜ yaptı.
Bunların hepsi kıymetli. Ama hepsi aynı kategoride: görmek ve konuşmak. Yani uzayın barışçıl kullanımı. Bu dizinin konusu ise uzayın barışçıl kullanımı değil.
Eksik 1: Konumlanma
Bugün kendi konumlandırma sistemine sahip altı ülke var: ABD, Rusya, Avrupa Birliği, Çin, Hindistan, Japonya. Türkiye bu listede yok.
Müttefikliğin bu boşluğu kapatmadığını gösteren tek bir örnek yeter. Avrupa'nın Galileo sisteminde PRS denen şifreli, karıştırmaya dayanıklı bir askerî servis var ve erişim esas olarak AB üyelerine ait. Üçüncü ülkeler ancak ayrı anlaşmayla girebiliyor; Norveç ve ABD için müzakere yürütüldü, İngiltere Brexit sonrası kapı dışında kaldı ve ciddi boşluklar yaşayacağını açıkça söyledi. Türkiye ise bu masada hiç olmadı.
Türkiye'nin cevabı BKZS, yani Bölgesel........
