Siyasi operasyonların ekonomik faturası: İrade mi, esaret mi?
Onur ve gurur, insanı insan yapan bambaşka erdemlerdir; birinin uşağı olmak, iradesini bir başkasına ipotek etmek ise apayrı bir esarettir. Eğer bir gün kendi özgür iradenizden vazgeçip bir başkasının boyunduruğu altına girmeyi kabul ederseniz, ömrünüz boyunca o prangadan kurtulamazsınız. O andan itibaren kendi doğrularınız biter; zihniniz mühürlenir ve size dikte edilen her şeyi sorgulamadan, adeta bir robot gibi yapmak zorunda kalırsınız. Bu durum bireyler için ne kadar yıkıcıysa, toplumlar ve kurumlar için de bir o kadar felakettir.
Ne yazık ki bugün tam olarak bu acı ve karanlık gerçeğin sahnelendiği bir süreçten geçiyoruz. Adını her ne koyarsanız koyun, hukuki kılıfların arkasına neyi gizlemeye çalışırsanız çalışın; yaşanan bu durum, en temelde halkın ve delegenin hür iradesini tamamen yok saymaktan başka bir şey değildir. Mevcut zihniyet, topluma ve seçmene açıkça şu tehlikeli mesajı fısıldıyor: "Siz ne derseniz deyin, sandıkta kimi seçerseniz seçin, hangi değişimi arzularsanız arzulayın; ben yine kendi bildiğimi okurum." İşte bu, bir toplumun onuruna, seçme hakkına ve asgari demokrasi kültürüne vurulmuş en büyük darbelerden biridir.
Cumhuriyet Halk Partisi'nde yaşanan kurultay davası ve........
