menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Emin Cemal mi, Lamine Yamal mı?

13 0
21.07.2026

Dünya Kupası gibi milyarlarca insanın takip ettiği organizasyonlarda ülkelerin dış politikaları, uluslararası krizler ve kamuoyundaki algılar zaman zaman sahadaki mücadeleyi gölgede bırakır. 23. Dünya Kupası da bu yönüyle yalnızca futbolun değil; küresel siyasetin, vicdani duyarlılıkların ve uluslararası kamuoyunun da konuşulduğu bir turnuva olarak hafızalara kazındı.

Futbol, tarih boyunca siyasetten uzak tutulmak istendi. Ancak bu istek hiçbir zaman tam anlamıyla gerçekleşmedi; gerçekleşmesi de kolay görünmüyor. Bana göre gerçekleşseydi futbolun tadı ve heyecanı da büyük ölçüde kaybolurdu. Çünkü Dünya Kupası; büyük rekabetlerin, büyük çekişmelerin yaşandığı dev bir arenadır. Bu çekişme yalnızca futbolcular arasında değildir. Farklı dinlerin, kültürlerin, milletlerin, devletlerin ve coğrafyaların da görünmeyen rekabeti bu organizasyona yansımaktadır.

Bu durum futbolu yalnızca bir spor karşılaşması olmaktan çıkarıp kültürlerin, ideolojilerin, siyasi anlayışların ve hatta medeniyetlerin rekabet alanına dönüştürüyor. Böylesine büyük organizasyonlar, devletlerin kendi görüşlerini, kültürlerini ve değerlerini dünyaya tanıttıkları önemli platformlar hâline geliyor.

İSPANYA–ARJANTİN FİNALİ Mİ, FİLİSTİN–İSRAİL HESAPLAŞMASI MI?

2026 Dünya Kupası, başta Gazze'de yaşanan insani dram olmak üzere bölgede meydana gelen gelişmelerin gölgesinde oynandı. İsrail'e yönelik uluslararası tartışmalar ve ülkelerin bu konudaki farklı tutumları, birçok taraftarın futbola ve milli takımlara bakışını da etkiledi. Bazı futbolseverler, siyasi duruşlarını destekledikleri........

© Yeni Meram