İnsan İnsana Bu Kadar Uzak Değildi
Teknoloji çağının içinden geçiyoruz. Dünyanın öbür ucundaki bir insanla elimizdeki küçücük aletler vasıtasıyla saniyeler içinde konuşabiliyoruz. Bir fotoğrafı, bir düşünceyi, bir öfkeyi ya da bir sevinci birkaç dokunuşla binlerce kişiye ulaştırabiliyoruz. İnsanlık tarihinde hiçbir dönem, insanları birbirine bu kadar kolay ulaştırmamıştı. Bu hızı ve kolaylığı düşünürken; diğer yandan da ben yakınlaştığımızı düşünmüyorum.Çünkü artık herkes herkese çok yakın ama kimse kimsenin yanında değil gibi.
***Birinin ne yediğini biliyoruz. Nerede kahve içtiğini, hangi sahilde gün batımını izlediğini, gece kaçta uyuduğunu, sabah kaçta uyandığını, hangi şarkıyı dinlediğini görüyoruz. Ama gerçekten nasıl olduğunu bilmiyoruz.
***Birine “İyi misin?” diye sorunca, garipsiyor artık.Oysa eskiden bu soru insanın insana gözlerinin içine bakarak sorduğu en değerli sorulardan biriydi. İçten sorulurdu ve cevanı da gerçekten merak edilirdi.Belki de bu yüzden çocukluğumuzu düşündükçe içimizde bir sızı oluşuyor.
***Ben Lefkoşa’da Küçük Kaymaklı’nın mahallelerinde büyüdüm. Tozlu sokaklarında top oynadığımız, ağzımızı dayadığımız musluklardan su içtiğimiz, herkesin birbirini adıyla tanıdığı o mahallelerde… Bizim çocukluğumuzda arkadaşlık başka bir şeydi. Aynı yemişi bölüşür, aynı yarayı sarar, aynı sevinci ve korkuları yaşardık. Biz arkadaş değil, kardeş gibiydik.
***Bugün bunu anlatınca bazı gençler romantik bir hikâye dinliyormuş gibi bakıyor. Oysa bu bir nostalji değil; gerçekten yaşanmış bir hayat biçimiydi. En önemlisi güvendeydik...Belki de en çok kaybettiğimiz şey bu oldu.
***Bugün çocuklar daha büyük evlerde, daha kalabalık mahallelerde büyüyor olabilir ama birbirlerine........
