Adım Adım Toplumsal Çürüme
Eğitimi yönetenler pek gaile edinmese de okullarımızı sarıp sarmalayan hayati bir sorun var. Şiddet ve zorbalık…
Çocuğunuz şiddet görmüş ya da bir zorbanın kurbanı haline gelmiş olabilir. Belki de kendisi şiddet uyguluyor ya da bir zorba olarak yetişiyor da olabilir?
Ne yazık ki okullarımızda;
Başka çocuklara acı çektirmekten keyif alan,Arkadaşına büyük yaralar açacak derece şiddet uygulayanKapıları kıran, okul eşyalarına bilerek ve isteyerek zarar veren,Kendi çıkarları için arkadaşlarını kullanan,Arkadaşlarını kurban olarak seçip, onları cezalandırma hakkı olduğuna inanan,Oynadığı her dijital oyunda gücün kendisinde olmasını ve daima kazanan olmayı isteyen çocuklarımız var.Küfürlü konuşan, kaba dil kullanan, en basit oyunun kurallarına uymayı beceremeyen, arkadaşlarıyla tüm iletişimlerinde itme, vurma ve kontrolsüz güç kullanan çocuklarımızın sayısı her geçen gün artıyor.
Bütün bunların yanında okula gitmek istemeyen, “okulu bitirecem de ne olacak?” diyen çocukların sayısı da ihmal edilemeyecek boyutlarda.
Söylemeye dilim varmıyor ama sadece karşısındakine zarar verme amacıyla okula giden çocuklarımız var. Hemen hemen her okulda katlanarak artan şiddet veya akran zorbalığı var.
Peki Ne Yapmalıyız?
Her şeyden önce “şiddet” ve “zorbalık” kavramlarının ne olduğunu, hangi şekillerde ortaya çıkabileceğini anlamalıyız.
Şiddet: Fiziksel, sözel........
