menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye Okumuyor

34 0
20.03.2026

Bu cümleyi kurmak kolay. “Türkiye okumuyor.” Ama bugün o cümleyi başkasına değil, önce kendime söylüyorum. Çünkü bir ülke okumuyorsa, o ülkenin içinde ben de varım.

Resmi verilere bakalım. TÜİK kayıtlarına göre her yıl yüz binlerce yeni materyal basılıyor. Kâğıt üzerinde üretim var. Peki ya okuma?

OECD’nin PISA araştırmaları ve kültürel istatistikleri, Türkiye’de düzenli kitap okuma oranının birçok ülkenin gerisinde olduğunu gösteriyor. Oralarda okuma kültürü eğitimle, sokakla, yaşamla iç içe. Finlandiya’da kütüphane kültürü toplumun kılcal damarlarına kadar inmişken, Almanya’da kişi başına düşen kitap bütçesi bizim katbekat üstümüzde. Güney Kore’deki öğrencilerin okumaya ayırdığı süre ise OECD ortalamalarını aşıyor.

Bizde ise mahalle aralarında yaşayan, nefes alan kütüphanelerimiz eksik. Kitap okumaya ayrılan süre, ekran başında geçirilen sürenin çok uzağında.

Elbette burada tek meselenin sadece kişisel tercihlerimiz olmadığını biliyorum. Kitap fiyatlarının geldiği nokta ve düşen alım gücü, okumayı giderek kültürel bir eylemden çıkarıp ekonomik bir lükse dönüştürüyor. Ama faturayı sadece şartlara keserken, dönüp bir de........

© Yeni Birlik