Kaç testilik yaşıyoruz?
Geçtiğimiz günlerde Türk tiyatrosunun ve sinemasının o kocaman gülüşlü, bilge çınarı Zihni Göktay’a veda ettik. Lüküs Hayat’ı İstanbul Şehir Tiyatroları’nda kaç kez izlediğimi hatırlamıyorum; ilerlemiş yaşına rağmen sahne enerjisi mükemmeldi ve her seferinde aynı coşkuylw izleyiciye ulaşmayı başarıyordu.Eksikleriyle, fazlasıyla, ardında bıraktığı yüzlerce tiplemeyle ama en çok da giderayak kulaklarımıza küpe yaptığı o şahane sözle geçti gitti bu dünyadan:
“Ne kadar zengin olursan ol, ancak yiyebileceğin kadar yersin. Denize testiyi daldırsan ancak alabileceği kadar su alır. Gerisi kalır.”
Ne basit, değil mi? Ama bir o kadar da idrak etmesi zor. Şunun şurasında üç-beş günlük dünya diyoruz, sonra bir bakıyoruz ki o “üç-beş gün” için yüz yıllık hırslar biriktirmişiz.
Sahi, biz neyin peşindeyiz? O........
