NATO Ankara Zirvesi ardından düşünmek
NATO Zirvesi bitti, sonuç bildirgesi yayınlandı, ABD-İran savaşı hızlandı, ateşkes sahada bitti gibi de değil, uygulanıyor gibi de değil, Lindsey Graham öldü, yani daha sonuç bildirgesindeki imzalar kurumadan bir sürü şey oldu. Bu durum, yani dünyanın acelesi olması bu zirvenin önemini değiştirmiyor. Yine de adettir, Zirve sonrasında bir değerlendirme yazısı kaleme alınır. Ben bu yazıyı yazarken sonuç bildirgesinden ziyade Zirve’nin genel ruhuna bakarak kim neden mutlu sorusunu soracağım.
Zirveden herkes mutlu ayrıldı. ABD ve Trump yönetimi Avrupalılara kabul ettirdikleri GSMH’nın yüzde 5’nin savunmaya gitmesi sözünün basit bir pamuk eller cebe sözü olmadığını gösterdiler. NATO 3.0 Transatlantik savunmasının yeniden teknolojik mücadeleye uygun dizayn edilmesi işi. Konvansiyonel savunmanın yükünü de Avrupalılar alıyor. Nükleer modernizasyon elbette ABD’nin kasasından çıkacak milyonlar-milyarlar demek. Fakat ABD’nin taktik nükleer silahların modernize edilmesinden hiç rahatsızlık duymayacağını düşünüyorum. Nükleer caydırıcılık konusunda ilginç bir dönemden geçiyoruz. Bir yandan nükleer silahlı devletler (Rusya, İsrail) kendilerine yönelik konvansiyonel saldırıları caydıramıyorlar; öte yandan konvansiyonel savunma güçlendirilirken aktörler nükleer opsiyonlarda caydırıcılığın ötesini düşünmeye başlıyorlar. Henüz, nükleer savaşın kazanılabileceği fikri yok, hatta stratejik denge hala böyle bir savaşın kazanılmayacağı üzerinde duruyor, ama Brodie’nin mutlak silahı olmaktan uzaklaşmış durumda nükleer silahlar. 1950-1960’ların başındaki atmosfer önümüzdeki on yıllarda tekrar ortaya çıkabilir. O zaman Avrupa’da modernize edilmiş nükleer silahlara sahip olmanın ABD için önemli bir avantajı olacak. Hazır herhangi bir sınırlandırma anlaşması (Yeni START gibi) tarafların elini kolunu bağlamazken ABD işi tereyağından kıl çeker gibi halletmek istiyor.
Avrupalılar mutlu çünkü 5. Madde sorumluluklarına ABD saygı duyacağını, katıldığını, katılacağını beyan etti. NATO caydırıcılığı hala yerli yerinde, belki de bugünün en güçlü savunma paktı Avrupa’yı korumaya devam edecek. Trump, İspanya dışında Avrupalılara fazla hakaret ve tehdit etmeden Zirve’yi noktaladı. Avrupalılar bu arada kendi hazırlıklarını sürdürecekler. NATO çerçevesinde bir sürü ikili ve çok taraflı savunma sanayi /savunma iş birliği anlaşması imzalandı. Drone ve hava savunması, iletişim, izleme-takip gibi modern savaş biçimleri ile iç içe geçen kabiliyetleri güçlendirmek için yeni çok uluslu inisiyatifler başlatıldı- ki bir kısmına Ankara da katılıyor- . Ayrıca Rusya’nın uzun süreli tehdit olduğuna yönelik tespit de sonuç bildirgesine girdi. Trump, Zelensky’e kötü davranmadı, hatta Ukrayna Patriot lisanslandırma sözü alarak zirveden ayrıldı. Ukrayna’ya verilecek ABD dışı müttefikler tarafından karşılanacak maddi yardım konusunda da bir pürüz........
