Bir vedânın hazin öyküsü
Namaz kılmak, zekât vermek, hacca gitmek, sadaka vermek gibi ibadetler müsbet ibadetlerdir. Musibet, hastalık, kaza gibi hadiseler de menfî ibadetlerdir. Hastalık ve musibetlere maruz kalan şahıs ne kadar zayıf ve fakir olduğunu musibet zamanında daha iyi anlar. Risale-i Nur mesleğinin dört esasından ikisi “acz ve fakr”dır. Acz ve fakrımızı bize ihtar ve ikaz eden serlevha ise musibet ve hastalıklardır.
Bir seneye yakın ağır bir hastalığa maruz kaldım. Cemaatin teşekkül ettirdiği şahs-ı manvînin ve tüm gönül dostlarımın azim duaları, dergâh-ı İlâhî nezdinde şefaatçi yapıldı, Cenab-ı Allah (cc) Şâfî ismi ile şifayı tecelli ettirdi, şükürler olsun durum iyiye doğru gidiyor
Rahatsızlığım esnasında, gerek hastanede yattığım zaman, gerek evde tedavi sürecimde ilgi ve alâkasını esirgemeyen şefkat dolu gelinim Semra, eniştesi Birkan Bey, iki ablası ve canı kadar sevdiği 2.5 yaşındaki oğlu Hamza ile birlikte akşam ziyaretimize geldiler. Hastaydım, ayağa kalkmaya pek mecalim olmadığı halde misafirleri hasbelkader karşıladım. Misafirlerle sohbet ederken çok güzel........
