menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mizah, hiciv ve kutsal değerler -2

11 0
20.07.2026

"Biz sadece lafa dalmış eğleniyorduk" şeklindeki mazeretleri Allah tarafından reddedilmiş ve dinî değerleri eğlence konusu yapmanın imana verdiği açık zarar (küfür niteliği) ortaya konmuştur (Vâhidî, Esbâbü’n-Nüzûl).

İmam Malik gibi mezhep imamları, bir kimsenin "şaka yapıyordum, amacım hakaret değildi" demesinin onu dini ve hukukî sorumluluktan kurtarmayacağını; dinin şiarlarıyla alay edilmesinin (istihza) kamu düzenini bozan bir cürüm olduğunu belirtmişlerdir (Kadı İyâz, eş-Şifâ).

Günümüz dünyasında kutsala yönelik laubalilik ve sınır ihlalleri, toplumsal barışı ve inanç hürriyetini doğrudan hedef alan birer kültürel erozyon aracı haline gelmiştir.

Modern Dönemdeki Popüler Meşrulaştırma Çabaları

Bu durum, Deniz Göktaş olayı üzerinden sıklıkla öne sürülen iki popüler argümanla meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır:

1. "İfade özgürlüğü" yanılgısı:

İslâm, adalet adına hak sözü söylemeyi emreder; ancak hakaret, istihza ve tahkiri bir özgürlük alanı olarak tanımaz. Modern hukuk sistemleri de bu sınırı net bir şekilde çizer. Nitekim Türk Ceza Kanunu (TCK 216/3), "Halkın bir kesiminin benimsediği dinî değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" hükmüyle inanç hürriyetini ve kamu düzenini güvenceye........

© Yeni Asya