Ankara’da NATO Zirvesi-1
Ancak 2026’daki “G7, Avrupa Konseyi ve NATO toplantıları sona erdiğine göre, Gazze, Lübnan, Suriye, Ukrayna, Venezuela, İran ve Grönland hakkındaki tartışmalar üzerinden Transatlantik ilişkilerin ne olacağı da merak ediliyordu”. Aslında NATO zirvesi, Transatlantik’te devam eden stres geriliminin yönetimi hakkında ipuçları verdi.
Zirve öncesinde bile ABD Başkanı Donald Tump, müttefiklerine yönelik “İran’a karşı savaşta ABD üslerinin kullanılması; savunma bütçeleriyle ilgili olarak hâlen ABD korumasına bağımlı oldukları; Trump’ın yüzde 5 ısrarına rağmen Slovenya, Arnavutluk ve Çek Cumhuriyeti’nin GSYİH’lerinin yüzde 2’den azını savunma harcamasına ayırdığı hatırlandığında, belirtilen ülkelerin kolektif güvenlik garantilerinin askıya alınabileceği endişeleri; ve ABD’nin Grönland üzerindeki iddiaları” en önemli Transatlantik krizlerdendir.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de Trump’ın etkisinden olsa gerek “ABD dışındaki müttefiklerden sadece geçtiğimiz yıl 139 milyar dolarlık artış sağlanırken, ABD’nin Trump’ın 2016’daki birinci dönem başkanlığından beri NATO’ya 999 milyar dolar kaynak ayırdığını” belirtmesi de “Trump Trilyonu” şeklinde zikrediliyor.
Belirtilen tüm gerilimlere rağmen gerçekleşen NATO zirvesinde Trump’ın konuşmaları ve görüşmeleri merak konusuydu. Fakat Trump’ın da zirveye mevcut gerilimleri pek de yansıtmadığı anlaşılıyor. Zirvenin nihaî bildirisinde “5. Madde ve Rusya için geçen seneki ifadeler tekrarlandığı kaydedilirken, Rusya’nın ABD-Avrupa güvenliğine uzun vadeli tehdit oluşturduğu bildirildi. Yine Ukrayna hakkında siyasî, ekonomik ve askerî destek için uzun bir paragraf ayrıldı. Aynı zamanda AB’nin Ukrayna’da oynadığı önemli role de değinildi.
Trump’ın Kiev’e ABD lisansıyla Patriot füze savunma bataryaları üretme yetkisi sözü vermesi, Ukrayna’daki savaşta oyunu değiştirebilecek özellikte. Trump, Patriot vaadiyle eski ABD başkanı Joe Biden’ın bile uygun görmediği, Ukrayna talebini karşıladı. Trump’ın ise, bu talebin kabulünde........
