menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir medeniyetin doğuşu: İlk şehir bursa

28 0
15.04.2026

Dizi: Bursa’nın Fethinin 700. yılı - 1 İSLAM YAŞAR'IN KALEMİNDEN...

Eski ve yeni adıyla Bursa. 

Ahalinin dilinde yeşil deniz.

Sultanların indinde Dârü’s-saltana.

Somuncu Baba’nın ifadesiyle ‘yeşil şehir.’

Üftâde Hz. için evliya-i azimenin toplandığı şehir. 

Evliya Çelebi’nin nazarında ‘Sudan ibaret ruhaniyetli bir şehir.’

Bediüzzaman’a göre ‘Ehl-i tahkikin merkezi ve altı da üstü de evliya dolu şehir.’

Osmanlı’nın fethettiği, devletinin temelini attığı, şeairi ile şekillendirip pây-i taht yaptığı ilk şehir.  

13. yüzyılın başlarıydı. Moğolların Orta Asya’yı istilâ etmesi üzerine Oğuz Boyu dağılınca o boya bağlı olan Kayı aşireti de ata yurdunu terk ederek Anadolu’ya doğru göç etmişti. Büyük Selçuklu hükümdarı Alpaslan’ın Malazgirt Zaferi ile Anadolu kapılarını açması üzerine Gündüz Alp’in riyasetindeki Kayı aşireti Ahlat taraflarında konaklamıştı.

Eyyubîler Ahlat’ı alınca oradan ayrılmak zorunda kalan Kayı aşireti, Moğollar bölgeyi istilâ edince bölgeden de ayrılıp Mardin civarında hüküm süren ve kendi soylarından gelen Artukoğulları’nın himayesine girmişti. Moğolların Mardin’e ve çevresine saldırmaları üzerine oradan da ayrılmış ve Anadolu içlerine hareket etmişti.

Kayı aşireti Erzurum yakınlarındaki Pasinler Ovası’nda konakladığı sırada aşiretin reisi Gündüz Alp hastalanmış, kısa süre sonra da vefat etmişti. Oğullarından Sungur Tekin ve Gündoğdu Bey Ahlat’a dönmek isterken Ertuğrul Bey ve Dündar Bey kendilerine bağlı obalarla, herhangi bir hedef seçmeden Anadolu içlerine doğru gitmeye kakar vermişlerdi.

Ertuğrul Gazi riyasetindeki Kayı aşireti Sivas yakınlarına geldiğinde 1230 tarihinde Yassıçimen mevkiinde Moğollarla Selçukluların savaştıklarını görmüştü. İslâm’ın âdabından olan ‘zayıfa yardım etme’ düsturundan hareket ederek zayıf tarafa yardım etmiş ve yenilmek üzere olan Selçukluların savaşı kazanmalarına vesile olmuştu. 

SÖĞÜT’Ü YURT TUTTULAR

Bu hareketi üzerine Selçuklu hükümdarı Alâeddin Keykubat’ın iltifatına, ihsanına mazhar olan Ertuğrul Gazi, bir süre Ankara yakınlarındaki Karacadağ mevkiinde konakladıktan sonra kendi isteği ve hükümdarın hükmüyle Bizans sınırına yakın olan Söğüt’ü yurt tutmuş, çevredeki bazı tekfur kalelerini fethederek aşiretine beylik hüviyeti kazandırmıştı. 

Bu arada yaşı bir hayli ilerleyip yüze yaklaştığı için aşiretin idaresini, 1258 yılında Söğüt’te doğup büyüyen oğlu Osman’a bırakmak istemişti. Düşüncesini önce oğulları Savcı ve Gündüz’e açmıştı. Onlar makul bulunca kardeşi Dündar Beye hal danışmış, onun çocukları olan yeğenleri ile istişare etmiş, fikirlerini sormuştu. 

Aşiret mensupları tarafından ‘kara’ sıfatı ile anılan Osman; fıtraten mert, dürüst, muttaki bir mü’mindi. İyi ata binmesinin, kılıç kullanmasının, ok atmasının, kahramanca savaşmasının yanı sıra yumuşak huylu, merhametli, müşfik, adaletli, mükrim, yardımsever, cömert, misafirperver bir insandı. İnsanî hasletleri ve İslâmî meziyetleri sayesinde yalnız kardeşlerinin, aşiretinin, Müslüman ahalinin değil, ekser gayr-i müslimlerin de takdirini, saygısını, sevgisini kazanmıştı. 

OSMAN GAZİ’NİN BEYLİĞİNE İTİRAZ EDEN OLMADI

Ekseriyeti akranı, arkadaşı, akrabası olan akıncılarla Bizans topraklarına yaptığı akınlarda ahaliye zarar vermez, gerektiğinde yardım ederdi. Onların dinî, millî değerlerine saygı gösterir, onlardan da kendi dinî, millî değerlerine karşı saygı beklerdi. Aşireti ile tekfurlar arasında çıkan meseleleri anlaşarak halletme cihetine giderdi. Anlaşmaya yanaşmayan bazı tekfurların hisarlarını kuşatmış, ahaliye zarar vermemeye dikkat ederek kaleleri fethetmişti. 

Kendi tabası olan gayr-i müslim ahali ile birlikte çevredeki tekfurluklarla, onların idaresi altındaki insanlarla ve Hristiyan, Yahudî, Rum tüccarlarla, Bizanslı tacirlerle iyi komşuluk ilişkileri kurmuş, çoğunun İslâm’ı sevmesini sağlamış, bazılarının ihtida etmesine vesile olmuştu. Onun için dahilde ve hariçle beyliğine pek itiraz eden olmamıştı.

ŞEYH EDEBALİ’DEN KILIÇ KUŞANDI

Babası Ertuğrul Gazi hayatta iken aşiretin başına geçen Osman Gazi, ilk olarak aşiretine Selçuklu devleti nezdinde ‘Beylik’ statüsü kazandırmıştı. Babasının vefat etmesi üzerine 1299 yılında ona hitaben ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ diyen Şeyh Edebali’nin eli ile kılıç kuşanmıştı. Karacahisar’da adına hutbe okutmuş, fethetmek istediği ilk şehir olan Bursa’ya yakınlığını nazara alarak Yenişehir’i beyliğinin merkezi yapmış, zamanının muteber teamüllerine uyup kendi ismine izafeten ‘Osmanlı’ adını vererek beyliğini ilân etmişti. 

Aşiretin, yaşı kemale ermiş ak sakallı uluları ile birlikte âlimleri, şeyhleri, erenleri, evliyaları........

© Yeni Asya