Pijamanın hesabı
Hem de ihtiyaçları olan birkaç giyim eşyası almayı planlamışlardı. Biri diğerini evinden aldı ve birlikte yürümeye başladılar. Ağaçlardaki kuşların sesi ile birlikte iki arkadaşın konuşmaları trafiğin gürültüsüne karışıyordu. Yanlarından geçen simitçinin “simiiit” diye bağırması, yüksek sesle konuşarak yürüyen insanların sesleri de bu gürültüye katkıda bulunuyordu. O sırada yanlarından geçen bir kadının birisine söylediği galiz tabiri işitince rahatsız oldular. Biri diğerine “Fena sözler ağız ile söylendiğinden ağıza vurulur.”1 dedi. Arkadaşı “Gidip ağzına mı vuracaksın?” diyerek güldü. Öbürü “Bir vuran bulunur zâhir.” diye cevap verdi.
Giyim mağazalarını bir bir gezmeye başladılar. Son girdikleri yerden dört tane pijama takımı için pazarlık yaptılar. Parasını ödeyip çıktılar. Yol boyunca tatlı tatlı sohbet ettiler. Biri diğerine “Gel arkadaşım, sohbetimize şu parkta dinlenirken devam edelim.” dedi. Ve parka girip müsait bir banka oturdular. Yoldaki simitçiden aldıkları simitlerini yemeye koyuldular. Bir taraftan da aldıkları giysilerinden konuşuyorlardı. Birisi aldıkları pijamanın paketinin kenarından biraz açarak rengine bakmak isterken alışveriş fişi dikkatini çekti. İncelemeye başladı. “Aaa!” dedi. “Adam bizden üç pijama parası almış. Ne olacak şimdi? Gidip parasını ödeyelim.” diye endişesini belirtti. Diğer arkadaşı “Dikkat etseydi, ne yapalım, o da onun hediyesi oluversin.” diye cevap........
