menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yunus Emre ve Molla Kasım-6

2 0
latest

Molla Kasım’ın hacdan dönmesini canlandıran sahne, bize büyük değişimlerin ilk ipuçlarını verir. Çok büyük bir dergâh şeyhi olan Kasım Efendi, artık şeyh olmuştur. Saçı sakalı ağarmış, yaşlanmıştır. Beli bükülmüş, asasına dayanarak yürümektedir. Hac farizasını tamamlamış ve Nallıhan’a dönmüştür.  Müridleri, Şeyh Kasım’ın hacdan dönmesini büyük ve coşkulu bir kalabalıkla karşılarlar. 

Şeyh Kasım, tüm ahaliye Hicaz’dan getirdiği hediyeleri dağıtarak onları memnun ederken bir meczubun yüksek sesle okuduğu şiire kulak kesilir. Şiirin sözleri çok netameli gelir kulağına;

“Müsülmânlar zamâne yatlu oldı

Helâl yinmez harâm kıymetlü oldı

Okınan Kur’ân’a kulak tutulmaz

Şeytânlar semirdi kuvvetlü oldı

Harâm ile hamîr tutdı cihânı

Fesâd işler iden hürmetlü oldı

Kime kim Tanrı’dan haber virürsen

Kakır başın salar hüccetlü oldı

Şakird üstâdıla arbede kılur

Ogul atayıla izzetlü oldı

Fakîrler miskînlikden çekdi elin

Gönüller yıkuban heybetlü oldı

Peygamber yirine geçen hocalar

Bu halkun başına zahmetlü oldı...”

Şeyh Kasım, bu şiir sözlerini duyunca adeta çılgına döner. Şiir sahibini kâfir olmakla itham eder ve sözlerin kime ait olduğunu sorar hemen. Cevap yıkıcı, yaralayıcı, yaraya tuz basıcı, ağır ve nettir: Eski Taptuk Emre dergahından derviş Yunus...

“Derviş Yunus” cevabı Şeyh Kasım’ın âlemini bir anda değiştirir. Taptuk Emre dergâhı, derviş Yunus... Aradan yıllar geçse de, bu iki isimle yıllardır görüşmese de, haber almasa da, tüm zihin dünyasını bu ikili ile ilgili anılar, hatıralar........

© Yeni Asya