Bayramın buzlukta kalan tarafı
Eskiden bayram gelmeden önce mahalle değişirdi. Sokakların sesi bile insana başka gelirdi. Çocuklar yeni ayakkabılarını yatağının başucuna koyar, büyükler ise günler öncesinden “Kimse kırılmasın.” diye gidilecek akrabaların hesabını yapardı. Şimdi ise bayram yaklaşınca ilk konuşulan şey; etin kilosu, kurban hissesi ve kaç kilo et çıkacağı oluyor. Anlaşılan, duygularımız da kurban oldu. Oysa Kurban Bayramı hiçbir zaman sadece et bayramı değildi. Bazıları için sofraya bir parça et koyabilmenin sevinci, bazıları için ise bunu yapamamanın hüznüydü bayram.
Bugün apartmanların derin dondurucuları dolup taşarken bazı sofralarda hâlâ sıcak bir çorba kaynamıyorsa, orada ibadetin ruhundan eksilen bir şey vardır. Çünkü kurban sadece kesmek değil,........
