Yeni iklim siyaseti
Hep siyaset iklimi değişir bu sefer iklim siyaseti değiştiriyor.
Çerçeve yasaya ilişkin Meclis'teki oylama, yalnızca bir yasanın kabul edilmesiyle sonuçlanan siyasi bir süreç olmadı. Aynı zamanda önümüzdeki dönemin muhalefet denklemine ilişkin önemli bir işaret de verdi. Meclis içinde İYİ Parti'nin, Meclis dışında ise Zafer Partisi, Anahtar Parti, BTP gibi partilerin sürece karşı aldıkları pozisyon, henüz adına ittifak denilemeyecek olsa da bir siyasi karşılaşma alanı oluşturdu.
Burada özellikle İYİ Parti'nin aldığı mesafe dikkat çekiyor. İYİ Parti açısından mesele yalnızca Çerçeve Yasaya karşı çıkmak değil; Türkiye'nin geleceğine ilişkin belirli bir siyasi çizginin yeniden tarif edilmesi gibi görünüyor. Bu çizginin dışarıdaki en doğal karşılıklarından biri ise Zafer Partisi.
İki parti arasında elbette her konuda aynı düşünceden söz edilemez. Fakat siyasette ittifakların bütün konularda aynı düşünmek üzerine kurulmadığını artık biliyoruz. Asıl mesele, birlikte hareket etmeyi mümkün kılacak asgari müştereklerin ne kadar güçlü olduğudur.
Bu açıdan bakıldığında İYİ Parti ile Zafer Partisi'nin birbirine yaklaşması şaşırtıcı değildir. Millî devlet, üniter yapı, güvenlik, göç ve terörle mücadele gibi başlıklarda iki siyasi hareket arasında belirgin bir fikrî yakınlık bulunuyor. Üstelik bugün ayrı siyasi yapılarda bulunan bazı isimlerin geçmişte aynı siyasi zeminde bulunmuş olmaları da bu yakınlaşmayı bütünüyle yabancı bir ihtimal olmaktan çıkarıyor.
Anahtar Parti açısından ise durum biraz daha farklı. Yavuz Ağıralioğlu ile Ümit Özdağ'ın geçmişte İYİ Parti saflarında siyaset yapmış olmaları, bu partilerin aynı siyasi hikâyenin farklı aşamalarından çıktığını gösteriyor. Fakat aynı geçmişe sahip olmak, bugünkü siyasi pozisyonların birbirine yakın olduğu anlamına gelmiyor. Dolayısıyla burada kişisel ve siyasi geçmişten çok, geleceğe ilişkin ortak zeminin ne kadar kurulabileceği belirleyici olacak.
Bütün bunlara rağmen asıl belirleyici........
