menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dündür bugün başka bir gündür

13 0
16.08.2026

Türkiye siyasetinde “dün dündür, bugün bugündür” sözünün artık yeni bir versiyonuna ihtiyaç var. Çünkü bugün mesele yalnızca siyasetçilerin fikir değiştirmesi değil. Asıl dikkat çekici olan, siyasetçinin değişimine toplumun, medyanın ve özellikle yeni medyanın neredeyse eş zamanlı biçimde uyum sağlayabilmesi.

Dün başka bir siyasi çizginin temsilcisi olarak konuşan, bugün başka bir partinin saflarında aynı öz güvenle konuşabiliyor. Dün eleştirdiği politikaları bugün savunabiliyor. Dün siyasi rakibi hakkında kullandığı sert cümleleri bugün kendi yeni siyasi çevresinin diliyle yeniden kurabiliyor. Üstelik bu değişim yalnızca parti yöneticilerinde görülmüyor.

Seçilmiş milletvekilleri ve belediye başkanları da bu dönüşümün önemli aktörleri.

Bir siyasi partiye oy verilerek seçilmiş bir milletvekili, daha sonra başka bir siyasi yapıya geçtiğinde yalnızca siyasi adresini değiştirmiyor. Bir anlamda kendisini seçen seçmenin verdiği siyasal temsilin de yeni bir çerçeveye taşınmasına aracılık ediyor. Benzer biçimde bir belediye başkanı, seçildiği siyasi kimlikten başka bir siyasi kimliğe geçtiğinde, beraberinde yalnızca kendisini değil, seçilmiş olmanın getirdiği meşruiyet duygusunu da yeni adresine taşıyor.

Burada tartışılması gereken, insanların fikir değiştirme hakkı değil.

Demokratik siyasette fikir değiştirmek meşrudur.

Hatta değişen şartlar karşısında aynı düşüncede ısrar etmektense fikrini değiştirebilmek, siyasal olgunluğun bir göstergesi bile olabilir. Fakat bunun bir başka boyutu var: Fikir değiştirmek ile siyasi kimlik değiştirmek arasındaki mesafe açıldığında, seçmenin temsil iradesi nasıl yorumlanacaktır?

Daha önemlisi, bu değişimlerin toplum tarafından neden bu kadar kolay kabul edildiğini nasıl açıklayacağız?

Burada yeni medya sosyolojisi devreye giriyor.

Çünkü yeni medya artık siyasetin yalnızca anlatıldığı bir alan değil; siyasetin yeniden üretildiği bir alan. Siyasi aktör yeni bir partiye geçtiğinde, geçmişte söyledikleri ortadan kalkmıyor. Tam tersine, dijital ortamda hepsi birkaç saniye içinde bulunabilir hâlde duruyor. Fakat buna rağmen eski sözlerin yeni siyasi kimlikle çelişmesi çoğu zaman uzun süreli bir tartışmaya dönüşmüyor.

Yeni kimlik kuruluyor.

Yeni anlatı........

© Yeni Ankara