menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Çaldıysam ben çaldım; hem sorun bakalım niye çaldım?”

27 0
06.08.2026

“Çaldıysam ben çaldım; hem sorun bakalım niye çaldım?”

YÜKSEL TOKUR Kahramanmaraş’ın yetiştirdiği yedi güzel adamdan birisi olan Rasim Özdenören’in: “Hep yalana inanmaya alışmış olanlar, doğruya inanmakta güçlük çeker” sözü “Gül Yetiştiren Adam” kitabında geçer. Önce “yalan” ne demek, ona bakalım… Yalan; gerçeğe uymayan, doğru olmayan, birini aldatmak veya kandırmak için bilerek söylenen söz veya verilen bilgidir. Yani; “doğru”nun tam karşıtıdır. Fakat burada çok önemli bir ayrıntı var.. Yalanın en büyük zararı insanları kandırması gibi görülse de; asıl başarısı, gerçeği duyduklarında onu kabullenmeyerek reddedecek bir zihin yapısı oluşturmasıdır. Öyle ki; sürekli aynı yalanları görüp/işitip bunlarla beslenen bir insan, bir süre sonra gerçeği yabancı, rahatsız edici ve hatta tehlikeli durum görmeye başlar. Onun beyninde yalan artık gerçeğin yerini almıştır. Bu yüzden doğruları, gerçekleri görmekten, duymaktan kaçar. Yani; kör ve sağır olmuştur.

Günümüzde pek çok insan artık gerçeğin peşinde koşmuyor. Sadece hoşuna giden söylemlerin/eylemlerin peşinde.. Bu durum günlük yaşantımızda da, politikada da aynıdır.. Mesela; yıllarca sağ seçmenden oy alıp, sonunda sola dümen kıran yılların kurt siyasetçisi Süleyman Demirel, yıllarca seçmenden oy alabilmek adına yalana sarıldı. “Benim köylüm, benim memurum, benim emeklim, benim........

© Yeni Akit