menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İslam’ın temel özü; ameli ahlakla, inancı samimiyetle bütünleştirmek

7 0
29.09.2026

I. Görünürlüğün Artışı ve Samimiyetin Erimesi                                           

Günümüz toplumunda belki de en çok karşılaştığımız, üzerine en çok kelam edilen ama pratikte eksikliğini en çok hissettiğimiz kavramların başında geliyor “dindarlık”. Sokakta, medyada, siyasette, sosyal medyada ve gündelik yaşamın hemen her alanında dini sembollerin, dini terminolojinin ve “hassasiyet” vurgularının daha önce hiç olmadığı kadar görünür olduğuna şahit oluyoruz. Dini kavramlar günlük dilin merkezine yerleşmiş, iddialar ve söylemler her zamankinden daha yüksek sesle dile getirilir olmuştur.

Ancak bu biçimsel görünürlük ve söylem yoğunluğu arttıkça, zihinlerde ve gönüllerde tek bir soru günden güne derinleşmektedir: Bu kadar çok dini söylemin, bu denli görünür bir ibadet ve sembol bolluğunun olduğu bir vasatta; ahlaki çöküş, toplumsal yozlaşma ve samimiyet erimesi neden bu denli yakıcı bir şekilde hissediliyor?

Dindarlık; kelime anlamı itibarıyla dine bağlılığı, kutsal değerlere hürmeti ve bu değerleri yaşama iradesini ifade eder. Ancak günümüzde dindarlık, ne yazık ki özünden koparılarak şekilsel bir temsile, bir grup kimliğine veya sosyal bir zırha dönüştürülme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Dini dili kullanmayı dindar olmanın yegâne ölçütü sayan anlayış, dinin asıl gayesi olan ruhsal temizliği ve toplumsal ahlakı ikincil plana itmektedir. Dinin özü ile biçimi arasındaki bu kopuş, toplumsal vicdanda derin yaralar açmakta ve özellikle genç kuşakların manevi değerlere olan inancını sarsmaktadır.

2. Dinin Özü: Ameli Ahlak ve Hz. Peygamber’in Ölçüsü

İslam’ın temel mantığı ve varlık sebebi; ameli ahlakla, inancı ise derin bir samimiyetle........

© Yeni Akit