menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Din istismarı üzerinden nüfuz devşirmek

38 0
07.10.2026

Menfaat için dine girenler, menfaatleri sona erdiğinde dinden de yüz çevirirler. Çünkü onların dindarlığı hakikate değil, hesaba; kullukları Allah’a değil, çıkara bağlıdır. Onlar dini kendilerine siper edinirken, aslında kendi nefislerini dinden çalmaktadırlar.

“İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah’a kıyıdan kenardan kulluk eder. Eğer kendisine bir hayır dokunursa, gönlü onunla hoş olur. Şâyet başına bir kötülük gelirse, gerisingeri (küfre) dönüverir. O dünyayı da kaybetmiştir, ahireti de. İşte bu apaçık ziyanın ta kendisidir.” ( Hac Sûresi/ 11)

Menfaat için dine gelen, menfaatini dinin önüne koyan ve dindarlığı çıkarlarına perde yapan kimse, dinin adını taşısa da dinin hayrını göremez. Çünkü din, nefsin çıkarına hizmet eden bir araç değil; nefsi terbiye eden, menfaati hakikatin önüne geçmekten alıkoyan bir emanettir.

 Menfaat için dine gelenler, menfaatleri için dindar görünenler; dinin adını taşısalar da dinin hayrını göremezler. Zira din, menfaate hizmet etmek için değil, insanı menfaatinin esaretinden kurtarmak için vardır.

Hakikate iman eden, menfaati kaybolduğunda da istikametini kaybetmez; zira onun dini, kazancının değil, Rabbine olan bağlılığının adıdır. 

Ümmetin imanını istismar ederek nüfuz devşirmeye, din kisvesi altında kendinize şahsî bir otorite alanı oluşturmaya başladığınız an, dinin hizmetkârı olmaktan çıkıp onu nefsinizin hizmetine koşmuş olursunuz.

Din, şahısların nüfuzunu büyütmek için değil, insanı Allah’ın huzurunda küçültüp kulluğunu derinleştirmek için vardır. Âlimin vazifesi kendisine bağlamak değil, Allah’a........

© Yeni Akit