menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ankara ne düşünüyor?!

62 0
08.03.2026

Ortadoğu yeniden alevlerin içinde.

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan süreç kısa sürede bölgesel bir gerilim hattına dönüştü. Füze hatları uzuyor, vekil güçler sahaya sürülüyor, hesaplaşma genişliyor. Bu ateş çemberinin tam ortasında ise dikkat çekici bir gerçek var. Türkiye savaşın tarafı değil ama krizin merkezinde duran en kritik ülkelerden biri.

Türkiye hem bu savaşın etkilerini doğrudan hissedecek kadar yakın hem de krizin kontrolden çıkmasını engelleyebilecek kadar güçlü bir diplomatik ağırlığa sahip.

Beştepe ve onun iradesinin sahadaki yansıması olan Dışişleri Bakanlığı gelişmeleri yakından izliyor. Sınır güvenliğini güçlü biçimde koruyor. Aynı zamanda daha büyük bir bölgesel savaşın önüne geçebilmek için diplomasi kanallarını açık tutuyor.

Türkiye açısından mesele yalnızca İran ile İsrail arasındaki gerilim değil. Kontrolsüz biçimde büyüyen bir savaş bütün Ortadoğu’yu içine çekebilir. Böyle bir senaryo enerji hatlarından küresel ticarete kadar dünya ekonomisini sarsacak bir zincirleme etkiye neden olabilir.

Bu yüzden Türkiye, gerilimin büyümesini yalnızca bölgesel bir sorun olarak değil, ulusal güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olarak görüyor.

Ankara’nın önceliği net!..

Bu krizin tüm bölgeyi içine alan bir savaşa dönüşmesini engellemek.

Türkiye bu nedenle sivillerin korunmasını ve acil bir ateşkesi savunuyor. Ateşkes yalnızca insani kayıpları durduracak bir adım değil. Aynı zamanda diplomasinin yeniden devreye girebilmesinin de ön şartı.

Aslında Türkiye’nin bugün sahip olduğu en önemli güç askeri değil, diplomatik kapasitesidir. Ankara, kriz anlarında herkesle konuşabilen nadir bir cevher. Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşta kurulan diplomatik kanallar bunun en somut örneklerinden biriydi. Aynı şekilde Somali ile Etiyopya arasında yürütülen süreç de Türkiye’nin arabuluculuk kapasitesini ortaya koydu.

Bugün de benzer bir tablo var. Türkiye Washington’la konuşabiliyor. Tahran’la konuşabiliyor.........

© Yeni Akit