Onlar neden tutsak oldular?
Onlar neden tutsak oldular?
“Sizi şu yakıcı cehenneme atan nedir? Diye vaki olan suale, şu sebepleri sıralayacaklar: ‘Biz namaz kılanlardan değildik. Yoksula da yedirenlerden değildik. Biz de batıla dalanlarla dalardık. Din gününü de yalanlardık.’” (Müdessir, 42-46)
Evet, onlar ölüme böyle yakalandılar. Tövbe etmeye, iman etmeye, infak etmeye, namaz kılmaya fırsat bulamadılar. Yaşadıkları gibi öldüler. Öldükleri gibi haşir oldular. Sakar denen cehennemin ebedi tutsakları haline geldiler
Her nefis yaptığı kötülüğün rehinidir, buyuruyor Rabbimiz. Rehin, borca mukabil alacaklının elinde tutulan maldır. Eğer borçlu borcunu öderse rehinini kurtarır, yoksa rehin alacaklıda kalır. Sakar’da rehin tutulan mücrimleri kurtaracak amelleri olmadığına göre onlar orada ebedi kalırlar. “Her nefis yaptığının rehinidir” denildikten sonra ayette bir istisna yapılır. Ashab-ı yemin bu akıbetten ayrı tutulur. Ashab-ı yeminin kim olduğunu ise Sakar tutsaklarının ifadelerinden anlamak mümkündür. Bunlar namazlarını kılanlar, yoksulu doyuranlar, batıla dalıp gitmeyenler, ahirete yakin üzerine iman edenlerdir.
Kişi ilk hesabını namazdan verir. Namazı tamamsa diğer ibadetleri de ona göre değer kazanır. Namazda bozulma varsa, bu bozulma onun diğer amellerine sirayet eder. Namaz dinin direğidir. Namaz bütün ibadetlerin özetidir. Namaz İslam şiarı, Müslüman olmanın beyanıdır.
Kişiyle küfür arasındaki perde namazı terk ile ortadan kalkar. Namaz kılmayan kişiye Müslüman kimliği vermek zorlaşır. Öldüğünde hüsnü şehadet hakkını kaybeder. Onun için namazı kılmak ve cemaate devam etmek kişi için önemli bir referans kabul........
