Camiler ve isminin bir camiyle yaşaması
Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: “Allah’ın mescidlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namazı kılan, zekatı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar edebilirler. İşte bunlar doğru yola erenlerden olabilirler.” (Tevbe, 9/18)
Buradaki imar ile kastedilen hem inşa etmek hem de ayakta kalmasını sağlamak için bakım ve onarımını yapmaktır. Ayetin öncesiyle ve sonrasıyla bağlantısına bakıldığında, bu hizmeti yani camileri imar işini yapmaya hakkıyla layık olanların belirtilen vasıflara sahip kimseler olduğu mesajı verildiği anlaşılır.
Camiler, tarih boyunca İslam medeniyetinin ve kültürünün ana merkezleri olmuşlardır. Şehirler ve yerleşim alanları genellikle camilerin konumuna göre planlanmıştır.
Ancak camilerin işlevi sadece içinde namaz kılınmasıyla tam olarak tahakkuk etmiş olmaz. Çünkü buraların aynı zamanda hem bireylerin hem de toplumların bilinçlendirilmesi, kimliklerinin şekillendirilmesi için değerlendirilmesi gerekir.
Türkiye’de “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” olarak kutlanan haftanın mübarek Cuma gününde biz de Allah’ın izniyle İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde “Mustafa Karahasanoğlu Cami ve Kur’an Kursu”nun açılış programına iştirak ettik. Yüce Allah’tan hayırlı ve mübarek kılmasını diliyorum.
Biz Allah’ın izniyle, Mustafa........
