menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ne işi var Çinlilerin Göbeklitepe kültürü alanında?

27 0
27.08.2026

Prof. Dr. Semih Güneri yazdı…

Çinlilerin Göbeklitepe kültürü alanlarında ne işi var? Kim çağırdı bu adamları? Ya da kim kabul etti? Türk arkeologların hangi eksiğini tamamlamak üzere oradalar? Kimin yapamadığına çare olacaklar? Türkiye’nin en stratejik topraklarında, Dünyanın en hassas, en kritik, en dikkatleri üzerine çeken, arkeolojik anıtlarının bulunduğu bir alanda ne işi var bu yabancı ekiplerin? Eğer istesek onlar da bize örneğin “Tarım havzası”nda kazı izni verirler mi? Aynı şey değil mi? Ve dahası, şeytanın avukatlığını yaparak şu soruyu da soralım: Nereden çıktı şimdi bu Çin Halk Cumhuriyeti’nin “Göbeklitepe kültürü” sevdası? Bildiğim kadarıyla Çinliler kurumsal anlamda ‘Türk arkeolojisine’ asla meraklı, ilgili olmadılar. Her türlü milletten kazılar yapan arkeologları bilirdik de yıllardır Türkiye’de, Çinlilerden bu alanda olanını hiç görmemiştik. Bunu nasıl yorumlamalıyız? 

Göbeklitepe bölgesinde çalışabilmek için can atan yetişmiş genç Türk arkeologlar sıra bekliyorken biz elimizdeki elmas değerindeki kazı alanlarını bol keseden mal dağıtır gibi dağıtıyoruz ona-buna. Babamızın malını dağıtır gibi. Nasıl olsa bol-bol var diye bu kadar kolay paylaştırılacak bir şey midir bu kültürel miras? Unun varsa günün de var, derler. Bugünün yarını da var. 

Başta söyleyeyim. Çin Halk Cumhuriyeti topraklarında iyi-kötü yıllarca çalıştım. Çin Halk Cumhuriyeti Arkeoloji ve Kültürel Miras enstitülerinin pek çok temsilciliğinde, onların başkanlarıyla, çalışanlarıyla, müzelerin direktörleriyle, üniversitelerin arkeoloji, Türkoloji enstitülerinde görev yapan önemli mevkilerdeki akademisyenleriyle yıllarca işbirliği yaptık. Her seferinde bana dostça davranan, kolaylıklar sağlayan, hala görüştüğüm meslektaşlarımdır bunlar. En bilinen kitabımın önsözlerinde ve içeriğinde kayıtları vardır bu isimlerin. Bunu bir kenara koyalım.   

Yıllardır Göbeklitepe’nin gerekli-gereksiz reklamlarını yapıp duruyorsunuz. Memuru ayrı, bakanı, bakmayanı ayrı. Akademisyeni ayrı. Sosyal medya sapkınları ayrı. Kırk koldan. İyi de bir nefes alın bre. Hadi memurunu anladık. İşi gereği sosyal medya paylaşımları filan yapıyor. Da, akademisyenini anlamak zor. Adam, “yok panter adama bindi”, “yok adam pantere bindi”, diye akşama kadar işsizlikten taş heykellerin sağına-soluna sarmış sıradan halka, kahvehane güruhuna heykel tasvirleri, tanıtımları yapıyor. Ya ne? Kime yapıyor? Bana yapmıyor. Bu işlere vakit harcayacağınıza oturun da adam gibi birkaç bizim de anlayabileceğimiz türde yayın yapın bre. Elinizi tutan mı var? Kimi zaman sizin yapmanız gerekenleri biz yapıyoruz.  

Sonuçta top-yekûn Türk milleti olarak öylesine amansız bir reklam kampanyası yürütmüşüz ki, bilerek ve bilmeyerek, yer gök bundan etkilenmiş. Yukarıda andığım bu Çinli ekibin de durumu bu çerçevede. Devletin Arkeoloji ve Kültürel Miras yönetiminin başındaki adamlardan biri alıyor yanına alakasız bir arkeoloğu ve düşüyor yollara. Adamlara Yoğunburç denilen yerde bir kazı alanı teslim ediliyor. Sorgu-sual yok. Benim yaptığım kadar bile araştırma-soruşturma yok. Hin midir cin midir? Soran, eden, bilen yok.  

SUALTI ARKEOLOJİSİ UZMANINA ‘NEOLİTİK KAZI ALANI’ BAŞKANLIĞI VERİLEBİLİR Mİ?

“Torpilli” de o Yoğunburç kazılarının başkanı oluveriyor. Öyle mutlu ki. Kendini yalancı cennette hissediyor. Kim olduğunu, ne iş yaptığını aşağıda vereceğim. Başlıyor kazılara. İlgili-ilgisiz her türlü basın-yayın bu adamın kazılarının haberlerini........

© Veryansın TV