Tanrı’nın eli, Arjantin, politika ve futbol
Mustafa Özgür Sancar yazdı…
Büyülü bir ülke Arjantin… sadece Brezilya’dan sonra yüzölçümü ve ekonomisi açısından Latin Amerika’nın ikinci büyük ülkesi olmasından dolayı söylemiyorum bunu; önce İspanyol kolonicilerine, ardından diktatörlere karşı direnme geleneğinden oluşan politik ve reel tarihî, halkının coşkusu ve kültürel zenginliği ve tabii ki futboldaki başarısı ile büyülü bir ülke…
POTOSÍ, BOLİVYA, ARJANTİN
Dünyada gümüşün merkezi olarak olarak kabul edilen Potosí, Bolivya topraklarında yer alıyordu; merkezi Potosí olan gümüş ekonomisinin can çekişme dönemi 18. yüzyılda başladı. Fakat bağımsızlık döneminde bugünkü Bolivya’yı oluşturan toprakların nüfusu, ileride Arjantin olacak coğrafyanınkinden fazlaydı. Oysa 200 yıl sonra bugünkü Arjantin’in nüfusu Bolivya’nın altı katı oldu.
Arjantin tarihsel ve sosyo-politik olarak kıtanın başat ülkesi hâline gelmişti. Bundan ötürü, tüm zamanlarda, Avrupalı sömürücülerin hedefinde oldu.
FUTBOL, LAS MALVİNAS, ARJANTİN, ULUSLARARASI POLİTİKA
Dünya Kupası’nı en çok kazanan la selección argentina (Arjantin Millî takımı) için İngiltere’ye karşı yapılan maçlar, her zaman, bir maçtan daha fazlasıdır. Futboldan çok politik anlamlarla doludur.
Las Malvinas (Malvinas Adaları) politikanın futbol düzlemindeki rövanş öznesi oldu. Bu eşsiz ada grubu Arjantin’e ait; ama İngilizler burayı işgal edip, yerleşim sağladıkları için kendilerine ait olarak kabul ediyorlar; ismini de Falkland olarak değiştirdiler. Klasik bir işgâlci mantığı…
Buenos Aires yönetimi, haklı olarak, Adaları, Güney Amerika kıtasına coğrafi yakınlığı ve İspanyol İmparatorluğu’ndan kalan miras hakları yoluyla, ulusal topraklarının ayrılmaz bir parçası olarak kabul ediyor.
Adaları diplomatik yollarla geri almak Arjantin’de temel bir devlet politikası. Arjantin ayrıca adalar çevresindeki İngiltere destekli milyarlarca dolarlık petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerinin yasa dışı olduğunu ilân ediyor.
İngiltere ise Birleşmiş Milletler Antlaşması’ndaki self-determinasyon (kendi kaderini tayin etme) ilkesine dayandırıyor, bunun için 2013 referandumunu gerekçe gösteriyor. Oysa çok güvendikleri BM’nin sömürgecilikten kurtulma tartışmalarına kapı aralamaya bile yanaşmıyor.
BM ve SÖMÜRGECİLİKTEN KURTULMA HAKKI
Güney Atlantik Savaşı olarak da adlandırılan, Arjantin ile İngiltere arasında 2 Nisan 1982’deki Malvinas Adaları savaşı, İngilizlerin bölgeye deniz aşırı Donanma göndermesiyle temelde Arjantin’i haklı çıkarmıştı. Kuzey Avrupa’daki Birleşik Krallığın binlerce kilometre ötedeki Latin Amerika Adası’nda ne işi var (?).
Adalar, Arjantin anakarasına (Patagonya kıyılarına) yaklaşık 480 kilometre uzaklıktayken, İngiltere’ye ise yaklaşık 12.000 kilometre mesafede…
Kıta Sahanlığı: Adalar, jeolojik olarak Arjantin’in denizaltı kıta sahanlığının doğal bir uzantısı. Ayrıca devletler arası antlaşmalarla hukuk altına alındığı gibi, Arjantin, Güney Amerika’da İspanya İmparatorluğu’nun meşru ve doğal varisidir. 1816 yılında İspanya’dan bağımsızlığını kazandığında, adalar üzerindeki İspanyol egemenlik haklarının otomatik olarak kendisine geçtiğini hukuk (uluslararası hukukta uti possidetis juris ilkesi) ile ispatlar.
1833 İngiliz İşgali: Bununla birlikte Arjantin’in adalarda kurduğu ilk........
