NATO kararı düşman yapamaz
Mustafa Özgür Sancar yazdı…
”Amaño”, Latince kökenli İspanyol dilinde, -ayarlamak, önceden kurgulamak- anlamına gelen bir sözcüktür. Genelde spor yarışmalarında şike yapanların eylemlerini tanımlamak için kullanılır; ama zamanla kullanım alanı genişledi.
Ankara’daki NATO Zirvesi gerçek bir Amaño niteliğine sahip.
Bunu anlayabilmek için Sonuç Bildirgesi’ne bakmak yeterli. Bildirge mâlumu ilâm… ABD’nin isteklerinin abartılı protokollerle zapta geçirilmesi adına yazılmış… Bunun için 48 saatlik bir zirveye ihtiyaç yoktu.
48 saat içerisinde Orta Avrupa ve Orta Doğu için askerî hedef kararları alınamaz.
RUTTE’NİN BAŞLANGIÇ KONUŞMASI EŞİTTİR SONUÇ BİLDİRGESİ
NATO’nun Hollandalı Genel Sekreteri Mark Rutte, açılış konuşmasında zaten sonuç bildirgesini okumuştu. Rutte, Erdoğan’ın, daha önce, faşist olarak nitelediği eski Hollanda başbakanı.
Rutte, Ankara Zirvesi’nde tüm müttefiklerin kolektif savunma ilkesi ve NATO’nun 5. Maddesi’ne olan sarsılmaz bağlılıklarını teyit ettiklerini altını çizerek vurguladı.
– Rusya’nın tehdit yarattığını öne sürdü, Ukrayna’ya hava savunması başta olmak üzere acil destek verilmesi gerektiğini söyledi. Müttefiklerin bu yıl ve gelecek yıl Ukrayna’ya en az 70 milyar avro tutarında askeri teçhizat, yardım ve eğitim desteği sağlama taahhüdü olduğunu itiraf etti. ABD’nin müttefiklere yönelik mesajlarının net bir şekilde alındığını belirterek, Avrupa’daki müttefikler ile Kanada’nın savunma alanında daha fazla finansal ve askeri sorumluluk üstleneceğini söyledi; ki bu AB ile ABD arasında varolan çıkar çatışmasının metazori ile makyajlanması çabasıdır. Fakat gelişmeler bize Avrupa – Birleşik Devletler çelişkisinin keskinleşeceğini gösterecek.
– Rutte, Trump’ın oğlu olarak tanımlanıyor. Doğal olarak onun konuşma metni manevi babanın, NATO üzerinde tek kontrol ve hâkimiyetin ABD’de olduğu kaba söylemeni kibarlaştırmaya yarıyor.
5. MADDE, AB-ABD ÇATIŞMASI
– ABD ne istiyorsa üyeler, 5. maddedeki savunma harcamalarına GSMH’dan yüzde 5’lik payla ilgili sapmalar dışında, ”Evet” dedi.
– Türkiye’de mevcut hükümet sonuç metnine imza attı; ancak Türk milletinin, kendini, komşuları ve sorun yaşamadığı devletlerle karşı karşıya getirecek NATO kararlarına rızası yok.
– Bu zirvede, Beyaz Saray talebi doğrultusunda Rusya ve İran resmen düşman ilân edildi ve hedefe oturtuldu.
– İran’ın hiçbir zaman nükleer silâha sahip olmaması gerektiği belirtiliyor ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğü isteniyor!
– Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, İran’ı defalarca denetledi; dünyayı tehdit eden bir nükleer silâha, hattâ bunun emaresine bile rastlamadı. ABD, İran’a saldırana kadar Hürmüz Boğazı’nda geçiş serbestisi ile ilgili bir sorun yoktu. Trump yönetimi önce saldırdı; ardından da saldırı öncesi statüyü talep etti. Yani masumların........
