Demokrasiye kayyım, basına kelepçe!
Muharrem Karanfilci yazdı…
Bizim memlekette adaletin de kendine özgü bir çalışma sistemi var. Milletin parasını kimler götürdü, kimler göz yumdu, kimler nemalandı? Bunları sorunca ortalık karışıyor. Hele bir de işin ucunda siyasetçiler, bürokratlar ve onların yakınları varsa dosyanın kapağını açmak bile meseleye dönüşüyor.
Ama gazeteci çıkıp bu soruları sorarsa işler değişiyor. Bu defa dosyalar açılıyor, ifadeler alınıyor, gözaltılar başlıyor, tutuklama kararları geliyor Tam bu noktada parayı götürenler dışarıda, paranın peşine düşenler içeride kalıyor!
Meğer bu ülkede paranın izini sürmektense paranın izini sürenleri takip etmek daha kolaymış! Fon skandalında yüz binlerce insanın birikimleri, milyarlarca dolarlık iddialar ve cevabı beklenen sorular var. Millet, birikimini kaptırmanın derdinde; kamuoyu, sorumluların kim olduğunu öğrenmek istiyor. Bundan daha normal ne var? Kim, kimi dolandırdıysa bilmek istiyor.
Peki, ne oluyor? Fon skandalını haberleştiren gazeteciler Şaban Sevinç, Mustafa Balcı ve Murat Ağırel tutuklanıyor. İsmail Saymaz hakkında ise ev hapsi kararı uygulanıyor. İnsanın aklına şu soru geliyor: Bu memlekette fonun peşine düşen mi suçlu, fonun içindeki paranın hesabını soran mı?
Elbette hiç kimse mahkeme kararı olmadan suçlu ilan edilemez. Ancak gazetecilerin haberleri nedeniyle özgürlüklerinden mahrum bırakılması da ciddi biçimde sorgulanmalıdır. Parayı kim aldı, kim verdi, kim denetlemedi? Bu soruların cevabını aramak yerine soruyu soranlarla uğraşıyorsanız ortada yalnızca bir fon meselesi........
