Kalbi yerinden fırlayacakmış gibi küt küt atıyordu...
Evet yanlış görmüyordu. Ümidi, istikbali, kahramanı, canı, cananı, hayat arkadaşı, örnek insan, sevgili Doğan’ı bir adım ileride onu bekliyordu.
Güzel yüzünü bilen, dönüp güle bakar mı?
Sevgin ile eriyen, derde derman arar mı?
Gülşah, kafes arkasından bahçeyi, uzaktaki ağaçların altını uzun uzun seyretti. Kimseciklerin olmadığından emin olduktan sonra da kapıya baktı. Biricik hayat arkadaşı, sevdiği insan, bütün ihtişamıyla oradaydı. Gözlerine inanamadı. İki kınalı eliyle yüzünü kapadı. Parmak aralarından bir daha baktı. Evet yanlış görmüyordu. Ümidi, istikbali, kahramanı, canı, cananı, hayat arkadaşı, örnek insan, sevgili Doğan’ı bir adım ileride onu bekliyordu. Ses çıkarmadan hayran hayran bir müddet daha seyretti. Neden sonra fazla bekletmemek gerektiğini düşündü. Kalbi yerinden fırlayacakmış gibi küt küt atıyordu. Sağ elini sol göğsünün üzerine koydu. Derin bir nefes aldı. Kelebek sessizliğinde merdiven basamaklarını indi.
Diye kibarca seslendi. Karşısında birdenbire........
