Peygamberlerin gâyeleri
Mükemmel hayâtı, en ince teferruâtıyla ortaya konulan yegâne zât olan Peygamber Efendimize, insânlığın ne kadar muhtâç olduğunu, bugün daha iyi anlıyoruz.
Peygamberler târihini incelediğimizde, aslında hepsinin gâyelerinin, yüksek ahlâklı iyi insanlar, iyi âileler ve iyi cemiyetler meydâna getirmek olduğunu görüyoruz. Zâten bizim dînimizde, târihimizde, kültür ve medeniyetimizde eğitimden maksat da "iyi insan", orijinal ismiyle söylemek gerekirse "insân-ı kâmil" meydâna getirmektir.
Son Peygamber olan Hazret-i Muhammed'in (sallallahü aleyhi ve sellem), 23 sene gibi çok kısa bir zaman diliminde, 150 bin mübârek insan, güzîde sahâbe, "hayırlı ümmet" meydâna getirmesi, onların da 40-50 sene gibi az bir zaman zarfında gâyet mahdût imkânlarla Endülüs'ten [İspanya’dan] Çin'e kadar olan geniş coğrafî bölgeleri fethedip oralara ilim-irfân, ahlâk-fazîlet, adâlet-medeniyet, nûr ve hidâyet, hakkâniyet ve insan hakları götürmeleri konusu ciddiyetle incelenmesi gereken bir konudur.
Kesin bir husûstur ki, O’nu [Resûlullah Efendimizi], ilim, irfân ve asâlet sâhibi........
