menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tom Barrack ve Orta Doğu’da yeni görev dengesi

25 0
02.06.2026

Washington’da son günlerin en hareketli diplomatik satranç hamlesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın pazar akşamı yaptığı resmî açıklamayla nihayet netleşti.

Trump; Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ı mevcut görevinin yanı sıra Suriye ve Irak Özel Temsilcisi olarak atadı.

Ancak bu hamlenin perde arkasında, Washington koridorlarında nadiren şahit olunan cinsten, âdeta bir ünvan ve yetki savaşı yaşandı.

Marco Rubio’nun Barrack’ın görev alanını daraltmaya yönelik "Barrack’ın Suriye ünvanının süresi doluyor" açıklaması, Başkan Trump’ın doğrudan müdahalesiyle boşa çıktı. Trump, Barrack’ın yetkilerini aksine genişleterek onu Suriye ve Irak dosyalarının merkezine yerleştirdi. Böylece Washington’da bürokratik çizgi ile Beyaz Saray’ın siyasi iradesi arasındaki güç mücadelesi bir kez daha görünür hâle geldi.

Ankara’nın çizdiği sınırlar ve kurucu gücü

Tom Barrack’ın Ankara’daki misyonu ikinci yılına girerken, son 72 saatte yaşananlar Amerikan dış politikasındaki derin bir savaşı tescilledi.

Ortaya çıkan tablo, yerleşik Washington bürokrasisi ile Trump’ın pragmatik Orta Doğu yaklaşımı arasındaki çekişmenin artık düşünsel değil, doğrudan yetki alanları üzerinden yürüdüğünü gösteriyor.

Bu mücadelenin sonucu olarak Washington, Suriye ve Irak dosyalarını daha merkezî bir yapıda yönetme eğilimine yönelmiş durumda. Tom Barrack’a verilen geniş yetki alanı da, Orta Doğu’daki kritik başlıkların tek bir koordinasyon merkezinde toplanmak istendiğini gösteriyor. Ancak bu yeniden yapılanma, tercih değil; sahadaki güç dengelerinin dayattığı bir zorunluluğun sonucu olarak okunmalı.

Bugün Türkiye; savunma sanayisinde ulaştığı seviye, caydırıcı askerî kapasitesi, gelişmiş istihbarat ağı ve Ankara merkezli bağımsız dış politika refleksiyle bölgesel denklemin kurucu aktörlerinden.

Washington’ın, Türkiye’nin güvenlik hassasiyetlerini ve sahadaki fiilî etkisini dışlayan hiçbir stratejiyi sürdürülebilir kılması mümkün değil.

Bu nedenle Suriye ve Irak dosyalarının aynı merkezden yönetilme arayışı, fiilen Ankara ile........

© Türkiye