Terörsüz Türkiye sürecinde kritik eşik…
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair (12 maddelik) Kanun Teklifi, yarım asırdır Türkiye’yi meşgul eden büyük bir problemin çözümü yolunda kritik safhayı teşkil ediyor…
Terörsüz Türkiye sürecinin işleyişinde, bugüne kadar yavaşlama ve tavsamalar oldu. Her seferinde de benzer endişeler ve bir kısmı da objektif olmayan değerlendirme ve yorumlar yapıldı. Sürecin geleceğine dair karamsar görüşler, düşünceler dile getirildi… Kategorik olarak terör meselesine şaşı bakanlar ortaya çıkan pürüzleri her nedense sevinçle karşılıyordu. Bu hâl el an devam etmekte!.. Ancak başından beri devlet aklı tarafından yönetildiği bariz olan ve dolayısıyla bütün ihtimaller hatırda tutularak ilerlemeye yön veren tarz, bunlardan etkilenmedi. Geçmişte yaşanan tecrübeler ışığında, nihai çözüme doğru çok esaslı bir hamle gerçekleştirildi. İki yıllık bir sürecin en kritik gelişmesi olarak değerlendirilmesi doğrudur. Dün itibarıyla Millet Meclisi’ne sunulan ve yarın da ilgili komisyonda görüşüldükten sonra, hafta sonu Genel Kurul gündemine gelmesi beklenen kanun teklifi, kesinlikle bu süreçteki dönüm noktalarından biridir. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’in ifadesine göre, beşte üç çoğunluğa yakın imza sayısıyla Meclis’e sunulan kanun teklifinin onaylanıp yürürlüğe girmesi, Türkiye’yi terörle mücadele konusunda bambaşka bir safhaya taşıyacak… Hedef elbette terörün tamamen sona ermesi ve silahların bütünüyle ortadan kaldırılmasıdır! Elli yıldan fazla bir zaman devam etmiş olan yakıcı bir problemin, kesin ve kalıcı biçimde çözüme kavuşturulması hiç şüphesiz kolay değil. Meselenin zorlukları ayan beyan ortada. Ama hiçbiri çözümsüz değil. Yeter ki ortada güçlü irade olsun. Bu konuda herhâlde tereddüde mahal yok… Geçen zaman zarfında, terör belasından kurtulmak için artık herkesin gerekli sorumluluğu üstlenme vaktinin çoktan geldiğine dair güçlü bir kanaat oluştu. Bu safhadan sonra çözüme destek verme noktasında, beklenen tavrı........
