Türkiye’yi birleştiren adam
Bir atasözümüz der ki: Bir mıh bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir yiğidi, bir yiğit bir vatanı kurtarır... Millî savunma hamlesinin mimarlarından Baykar’ın kurucusu Özdemir Bayraktar’ın hayatı bu sözün mücessem hâli. Rahmetli Özdemir Bey’in hayatı belgesel filme konu oldu. Filmi izlerken herkes girişte bahsettiğim hakikatle en yalın hâliyle yüzleşiyor...
Belgeselin ilk gösterimi Baykar’ın millî teknoloji üssünde gerçekleşti. Etkinliğe kalabalık bir davetli grubu katıldı. Gelenler arasında muhalefet gazetecileri de vardı. Özlem Gürses, İsmail Küçükkaya, Barış Terkoğlu, Yalçın Bayer, Doğan Şentürk ve hatta bugünlerde yine gündemde olan Oğuzhan Uğur gözüme çarpanlar arasındaydı.
Gösterimden evvel, memleketimizin ikbâl vesilelerinden millî insansız hava araçlarının üretildiği fabrikayı gezme imkânı yakaladık. Tesiste etkileyici bir sunumla karşılaştık. Mihmandarımız emekli bir subaydı. Gezerken birtakım bilgiler verdi. Mesela, Bayraktar, Kızılelma siparişlere dört yıl kapalıymış, TB3 ise iki yıl. Ürünlerin yüzde 90’ı yurt dışına satılıyormuş. 36 ülkeye satış yapılmış. Bilinenin aksine İstanbul’un dışında da fabrikalar varmış. Dünyanın altı ülkesinde bakım tesisleri bulunuyormuş. “Batı’nın yıllarca bize yaptığını yapmıyor, bedelini ödeyip bizden insansız hava aracı alan ülkelere her türlü desteği sağlıyoruz” dediler.
Bugün Türkiye asli hinterlandında yeniden söz sahibi ise, ordumuz caydırıcı bir güç ise, Avrupa bile bize yanaşacak noktada ise bunda Özdemir Bayraktar ve çocuklarının emeği yadsınamaz.
Oğlu Haluk Bayraktar, babasını “buzkıran” diye tarif etti.........
