MİLLİ DEVLET VE OTOKRASİ
Gezegenin farklı coğrafyalarındaki ülkelerin büyük ekseriyeti, zamanın ruhu veya mecburiyeti ya da zoru nedeniyle evrensel hukuk ve insani değerler dikkate alınmadan sınırlar, semboller ve kutsallarla birbirinden ayrılmıştır. Bu mecburiyetler, insanlık tarihinin hemen her evresinde büyük paylaşım savaşları sonunda emperyalist devletler tarafından dayatılmıştır. Dayatma öncesi, emperyal irade belirlediği zaman aralığında savaşın bitirilmesine karar verir. Bu amaçla “barış masası” kurulur. “Barış masası” temsilcilerinden mürekkep komisyon üyelerinin çoğunluğunun “mutabakatıyla” kararlar alınır.
Bu kararlar; asıl muhataplarının temsilcilerinin karar sürecine katılıp katılmadıklarına bakılmaksızın, taraflara dayatılır. Bu dayatmalar tarihlenen ve belgelenen gerçekleridir, hayatlardır. Bu mecburiyetler dışında tercih hakkı olmayan ülkelerin temel gerçeği ise, emperyal güçlerin bağımlısı olmaları ve çoğunlukla geleceği olmayan belirsizliğe doğru sürüklenmeleridir.
Askeri, siyasi ve ekonomik bağımlılıkları nedeniyle bu dayatmalarla karşı karşıya kalan bağımlı, yarı bağımlı, kısmi sömürge ya da alt emperyal ülkelerin yönetimlerine düşen görev ise, ülke insanını bu mecburiyetlere alıştırmaktır. Yönetim bu amaçla, toplumsal desteği ve ülke içi kabulleri sağlayacak politikalar üretir. Bu politikalar genellikle ve ısrarla “milli” ve “dini” duygulara hitap eden içerikler ihtiva eden kavramlardan yararlanılarak belirlenir. “Birlik ve beraberlik” amaçlı tek taraflı yürütülen bu politik enformasyonun besin kaynağı sınırlar, semboller, milli kahramanlar ve kutsallardır. Bu kavramların karşılığı olan........
