menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Trump’ın ara sınavı: ABD Kongre seçimleri ve Türkiye açısından önemi

13 0
previous day

Trump, başkanlık koltuğunda oturmaya devam ederken Kongre’de çoğunluğu kaybedebilir mi? Böyle bir sonuç, başkanın siyasi hareket alanını ne ölçüde daraltır? Daha da önemlisi, Washington’daki güç dengelerinin değişmesi Türkiye-ABD ilişkilerini nasıl etkiler?

3 Kasım’da ABD’de yapılacak ara seçimler bu sorulara yanıt verecek. Seçmenler, Kongre’nin iki kanadından Temsilciler Meclisi’nin 435 üyesinin tamamını ve Senato’nun 100 üyesinden 35’ini belirleyecek. ABD’de başkan dört yılda bir seçilirken Temsilciler Meclisi üyeleri iki yılda bir, senatörlerin ise yaklaşık üçte biri yine iki yılda bir yenileniyor. Başkanlık seçimiyle aynı yıl yapılmayan Kongre seçimlerine bu nedenle ara seçim (midterm elections) deniyor.

Ara seçimlerin en dikkat çekici özelliklerinden biri, tarihsel olarak Beyaz Saray’ı elinde bulunduran partinin genellikle sandalye kaybetmesi. Bu seçimler, seçmenlerin başkanın performansına ilişkin değerlendirmelerini ortaya koydukları bir tür ara dönem referandumu olarak görülebilir. Bu eğilim yalnızca bir siyasi gözlemden ibaret değil; tarihsel veriler de bunu açıkça gösteriyor. 1938’den bu yana yapılan 22 ara seçimin 20’sinde başkanın partisi Temsilciler Meclisi’nde sandalye kaybetti. Barack Obama’nın başkanlığındaki Demokratlar 2010’da 63, Donald Trump’ın ilk dönemindeki Cumhuriyetçiler ise 2018’de 41 sandalye kaybetti. Dolayısıyla başkanın partisinin ara seçimlerde gerilemesi, Amerikan siyasetinde oldukça güçlü bir tarihsel eğilim. ABD’de kuvvetler ayrılığı, iktidarın tek elde toplanmasını önlemek üzere bilinçli olarak tasarlanmış. Yürütme, yasama ve yargı arasındaki denge ve denetleme mekanizmaları, sistemin zaman zaman yavaş işlemesine yol açsa da bu durum bir tasarım hatası değil, designed inefficiency olarak adlandırılan demokrasiyi korumaya yönelik bilinçli bir tercih. Çünkü demokratik sistemlerde hızlı karar almak kadar iktidarı sınırlandırmak ve denetlemek de çok önemli. 

Peki, seçimlere nasıl bir tabloyla gidiliyor? Kongre’nin her iki kanadında da Cumhuriyetçiler çoğunlukta. Temsilciler Meclisi’nde 218’e 214, Senato’da ise bağımsız üyeler de hesaba katıldığında 53’e 47 üstünlüğe sahipler. Seçimlere ilişkin güncel tahminler, Demokratların Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu yeniden kazanma ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor. Senato’da ise yarış çok daha çekişmeli. Demokratların çoğunluğu elde edebilmesi için tüm sandalyelerini koruması ve yeni dört sandalye kazanması gerekiyor. Bu yıl Senato’daki 100 sandalyenin 35’i için seçim yapılacak. Demokratların Senato’da çoğunluğu kazanması mümkün olmakla birlikte, Cumhuriyetçilerin bu kanadı da kontrol etmeye devam etmesi olası. Dolayısıyla seçim sonrasında Kongre’nin iki kanadında farklı partilerin çoğunlukta olduğu bir tablo ortaya çıkabilir.

Temsilciler Meclisi ve Senato’da çoğunluğu elde tutmak neden bu kadar önemli? Öncelikle Kongre, federal bütçe ve kamu harcamaları üzerinde söz sahibi olan, yasaları yapan ve yürütme organının faaliyetlerini denetleyen temel kurum. Komiteler aracılığıyla soruşturmalar yürütebilir, kamu görevlilerini ifade vermeye çağırabilir ve yönetimin uygulamalarını inceleyebilir. Dolayısıyla Demokratların Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu elde etmesi, Trump yönetiminin politikalarının ve özellikle başkanın kararlarının daha yoğun biçimde Kongre denetimine tabi tutulması anlamına gelebilir. Trump ve ailesiyle ilgili yolsuzluk iddiaları da bu kapsamda yeni soruşturmaların konusu olabilir. Öte yandan başkanın önemli atamalarının onaylanması Senato’nun yetkisinde. Bu nedenle Kongre’nin iki kanadındaki çoğunluk, başkanın siyasi hareket........

© T24