İsyan ile itaat arasında bir araf
İsyanlar insanları heyecanlandırır çünkü onlara değiştirilemez zannettikleri düzenin değiştirilebilme olasılığını hatırlatır.
İsyanın bir şekilde bir parçası olan insan, tarihe, geleceğe müdahale etme fırsatı olduğunu hissetmeye başlar, ütopyaların gerçek olma ihtimaline karşı büyük bir heyecan duyar.
Hem de tüm bunları yaparken tek başına değildir, onun gibi düşünen, onun gibi davranan, onun gibi coşkuyla sokaklara çıkan bir kalabalığa dahildir.
Birlikten kuvvet doğduğuna dair inancı yeniden yükselmiştir.
Yeni bir düzenin, yeni bir toplumsal hareketin önünü açma fırsatına çok yaklaşmış olabileceğini hisseder.
Hatta sonunda başarısız olunsa bile gelecek kuşaklara bir mücadele deneyimi aktarmanın gururunu yaşayacağını hesaplar.
O yüzden muhteşem isyanlardan sonra yaşanan onca hayal kırıklığı, onca hüsran hiçbir zaman bir yenilgi olarak algılanmaz. Sonraki kuşaklara bir başarısızlık deneyimi olarak aktarılmaz. Çünkü insan zihni, siyasal alanda yaşadığı kayıplarla psikolojik alanda yaşadığı kazanımları aynı kefede tartmaz.
İsyanın görkemiyle kazanımının denk olmaması hatta çoğu zaman tezat olması bile isyan fikrinin harikuladeliğinin yeni nesillere aktarılmasını imkânsız kılmaz.
........
