menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kefalet tarhiyatları yargıdan dönüyor: Mükellefler lehine seri kararlar

62 0
22.04.2026

17 Mart 2025 tarihinde yazdığım yazıda, holdinglerde başlatılan kefalet incelemeleri hakkındaki görüşlerimi açıklamıştım.

Kurumlar Vergisi Kanunundaki transfer fiyatlandırması hükümlerine göre yürütülen bu incelemeler devam ediyor.

2020 yılı için zamanaşımı nedeniyle bu işlemler nedeniyle fatura kesilmediği tespit edilen durumlar için tarhiyatlar yapıldı. İzleyen yıllar için de inceleme ve tarhiyatlar yapılmaya devam ediyor.  

Bu arada geçmiş yıllarda bu gerekçe ile yapılan tarhiyatlara ilişkin açılan davalarda da Danıştay kararları verilmeye başlandı.

Şu ana kadar verilen kararların tamamı mükellefler lehine!

Mükellef lehine verilen önceki kararlar

Değerli meslektaşım Ekonomim Gazetesi yazarı YMM Abdullah Tolu’nun yazılarından tespit ettiğim olumlu yargı kararları şunlar:

“Kefil olan şirket ile kefil olunan şirketin grup şirketleri olduğu, bu iki şirket arasında söz konusu banka akreditif ve kredilerine yönelik kefalet sözleşmesinin tesis edildiği, grup şirketlerin bu şekilde birbirlerine finansal destek sağlamalarının holdingleşmesinin yapısına uygun olduğu, kefil olan davacı şirketin sorumluluğunun diğer şirketin sözleşmenin icaplarına aykırı davrandığı durumlarda değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle ilişkili şirket tarafından imzalanan kredi sözleşmesine verilen kefalet dolayısıyla elde edilmesi gereken kazancın kayıt dışı bırakıldığından bahisle davacı şirket adına tesis edilen  dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı (Danıştay 3. Dairesi’nin 14.12.2023 tarihli ve E.2020/3206, K.2023/5558 sayılı Kararı).

Davacı ile ilişkili şirketi arasında banka akreditif ve kredilerine yönelik kefalet sözleşmesi tesis edildiği, grup şirketlerin bu şekilde birbirlerine finansal destek sağlamalarının holdingleşmenin yapısına uygun olduğu, kefil olunan şirketin sözleşmenin icaplarına aykırı davrandığına ilişkin bir tespitinde olmadığı ve kefil olan davacının şirketin sorumluluğunun diğer şirketin sözleşmenin icaplarına aykırı davrandığı durumlarda değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, ilişkili şirket tarafından imzalanan kredi sözleşmesine verilen kefalet dolayısıyla transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunmak suretiyle komisyon geliri elde edildiğinden bahisle davacının cari yıl zararının azaltılmasında ve davacı adına özel usulsüzlük cezası kesilmesinde uyarlık bulunmamaktadır.” (Danıştay 3. Dairesi’nin 10.12.2025 tarihli ve E.2023/9901, K.2025/5377 sayılı Kararı).

Davacı şirket tarafından ilişkili şirketine verilen kefalet hizmetinin, KDV Kanunu’nun öngördüğü anlamda KDV’ye tabi bir hizmet olarak değerlendirilemeyeceği, davacının esas faaliyetinin kredi vermek ve finansman aracılık hizmeti yapmak suretiyle kazanç elde etmek olmadığı, kefil olması karşılığında da gelir elde ettiğine dair bir tespitinde bulunmadığı dikkate alındığında, davacının ilişkili olduğu şirketin kullandığı krediye kefil olmak suretiyle KDV’ye tabi finansman hizmeti sağlandığından bahsedilemez.” (Danıştay 3. Dairesi’nin 10.12.2025 tarihli ve E.2023/8831, K.2025/5378 sayılı Kararı).

Mükellef lehine kararlar verilmeye devam ediyor!

Tespit edebildiğim son karar olan bu konudaki Danıştay Üçüncü Dairesinin kararında, ilgili vergi mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi kararının , karşılıksız kredi teminat ve ipotek hizmetleri vermek suretiyle ilişkili kişilere........

© T24