Sansürün bin yılı
Geçtiğimiz günlerde T24’ün internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engeli, yalnızca bugünün dijital dünyasına ait bir tartışmayı değil, insanlık tarihinin çok daha eski bir meselesini yeniden gündeme getirdi: Sansür.
Bugün bir yayın organını görünmez kılmak için matbaaya el koymak gerekmiyor. Bir erişim engeli yeterli. Oysa binlerce yıl önce iktidarın araçları farklıydı. Bir hükümdarın adı anıtlardan siliniyor, bir şair sürgüne gönderiliyor ya da toplumun hangi anlatılarla yetiştirileceği tartışılıyordu.
Anlatıyı denetlemek
Sansürün en eski biçimlerinden biri, yalnızca sözü susturmak değil, hangi anlatıların toplum içinde dolaşıma gireceğini belirlemektir.
Bu düşüncenin izlerini Platon’un Devlet’inde buluruz. Platon için tanrılar, kahramanlar ve insan davranışları hakkında aktarılan mitolojik anlatılar yalnızca edebi metinler değildir. Bunlar, bireyin karakterini ve toplumun ahlaki değerlerini biçimlendiren unsurlardır. Bu nedenle çocukların hangi anlatılarla yetiştirileceği, ideal devlet düzeninin önemli meselelerinden biridir.
Platon, Homeros ve tragedya şairlerinin tanrıları ve kahramanları nasıl tasvir ettiğini sorgular; tanrıların aldattığı, savaştığı veya kötü........
