Algoritma rejimi: Yapay zekâ yeni bir Christian Dior veya Coco Chanel yaratabilir mi?
“Algoritma Rejimi; Yapay Zekâ, Birey, Toplum, Siyaset, Ekonomi, Edebiyat” başlığı altında İstanbul Hilton Bosphorus Oteli’nde düzenlenen T24 Yıllık Buluşmaları’nın beşincisini de geride bırakmış olduk.
Doğan Akın’ın açılış konuşmasından sonra söz alan yazar Ahmet Ümit, yapay zekânın büyük bir bellek oluşumuna dönüştüğünü ancak edebiyatta hiçbir zaman bir başyapıt yaratabilecek güce ulaşamayacağını dile getirdi.
TIKLAYIN: T24 Yıllık Konferansı'nın beşincisi yapıldı | Birey, toplum, siyaset, ekonomi ve edebiyat merceğinden yapay zekâ: Hangi imkânlar ve riskler karşısındayız?
Ümit’in ifade ettiği gibi, bir Anna Karenina’yı, Madame Bovary’yi veya İlyada’nın Hector’unu yaratamayacak olan yapay zekâ, yeni bir Christian Dior veya bir Coco Chanel yaratabilir mi?
Yaratıcılığı besleyen küresel olaylar, sezgi ve sanat, gerçek anlamda moda olgusuna yön veren tasarımcıları etkilemiş, büyük akımların doğmasına neden olmuştur.
Yapay zekânın, Ahmet Ümit’in de dile getirdiği gibi yeni bir Christian Dior veya Coco Chanel, Yves Saint Laurent, Pierre Cardin yaratacak güce ulaşamayacağı tezinde hem fikirim ancak aylarca lise kapılarında nöbet tutup gençlerin reflekslerini gözlemleyerek, mini etek akımına öncülük eden bir Mary Quant‘ın doğması neden mümkün olmasın?
Quant, okuldan çıkar çıkmaz eteklerini yukarıya doğru çekiştirerek bacaklarını gösterme ihtiyacı duyan talebelerin içgüdüsel taleplerine elçilik ederek tüm dünyayı sarsacak bir akımın doğmasına neden........
