menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Balkan Savaşı utancı mı yoksa ölmek mi

337 0
27.04.2026

25 Nisan 1915’te Arıburnu’nda karaya çıkan düşmana karşı muharebeler, tüm şiddetiyle gece gündüz devam ediyordu.

19’uncu Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal’in komutasında dokuz alay olmuştu.

Tümen Kurmay Başkanı Binbaşı İzzettin’in (Çalışlar) günlüğü:

“Elimizde kuvvetimiz üç tümen, düşmanın bir tümen. Fakat üç tümenimiz bir tümen yerini bile tutmaz. Çok zedelenmiş, yorulmuştur. Düşman tahkimli bir mevziiye yerleşmiştir...”

SÜREKLİ SALDIRI BASKISI

Başkomutan Vekili Enver Paşa, Alman Ordu Komutanı’nı saldırı için sürekli sıkıştırıyordu.

Oysa tam toparlanmadan yapılan taarruzlarda birlikler aşırı sayıda kayıp veriyordu.

Buna rağmen, düşmanı tamamen denize dökmek için tüm cephe hattında yeni bir saldırıya karar verdiler.

Ordu Komutanı Liman von Sanders, taarruzu izlemek için Arıburnu’na geldi.

1 Mayıs 1915, Cumartesi...

Mustafa Kemal, birlik komutanlarını Kemalyeri’nde topladı.

Keskin, kararlı ve muzaffer bir komutan bakışıyla onları selamladı, ellerini sıktı. Ve birlikleri motive edecek şekilde şu emri verdi:

“Düşmana altı günden beri iki kez taarruz ederek sarstığımız halde arazinin zor koşullarından dolayı sonuna kadar takip etmek mümkün olmadığı için kıyı kısımlarında barınabilmiştir. İmha ettiğimiz kuvvetlerin iki tümenden fazla olduğu anlaşılmıştır...

Karşımızdaki düşmanı yok edinceye kadar, hepimiz canımızı vermekle yükümlü olduğumuza inanıyorum... Düşmanın morali tamamen bozulmuştur...

İçimizde ve komuta ettiğimiz askerlerimizde, Balkan Savaşı utancının tekrarını görmektense, burada ölmeyi istemeyenlerin bulunacağını asla kabul etmem. Eğer böyle kişilerin olduğunu görürseniz onları derhal kendi ellerimizle kurşuna dizmeliyiz...”

Bu emri veren komutan, 34........

© Sözcü