Sakın haaa!
Video Hakem Uygulaması (Video Assistant Referee), kısa adıyla VAR, 2018’den bu yana Türk futbolunun içinde.
Futbolu hatalardan arındırmak için getirilen bu sistem, ne yazık ki hataların merkezine dönüştü.
VAR artık sadece oyunu değil, duyguları da yönetiyor.
Tribünde, ekranda ve sahada aynı anda öfke üreten bir mekanizma haline geldi.
Tartışılan şey adalet değil, güven duygusu.
Dakikalarca süren incelemeler…
Kimsenin neye göre çizildiğini anlamadığı çizgiler…
Standarttan uzak kararlar…
Futbolun doğasındaki hatayı ortadan kaldıramadı.
Üstelik oyunun aklını da, ruhunu da törpüledi.
Süper Lig’de ilk kez Ankaragücü – Galatasaray maçında uygulandı.
Galatasaray’ı Fatih Terim, Ankaragücü’nü ise İsmail Kartal çalıştırıyordu.
Galatasaray’ın beraberlik golü öncesinde faul itirazları vardı, VAR sessiz kaldı.
Ankaragücü’nün attığı golde ise VAR devreye girdi ve ofsayt gerekçesiyle gol iptal edildi.
Karşılaşmayı Galatasaray 3-1 kazandı.
O sezonun sonunda şampiyon kim oldu dersiniz?
Üstelik sadece iki puan farkla.
ZİHNİYET DEĞİŞMEDİKÇE ‘VAR’ ÇARE OLAMAZ
VAR’ın amacı hataları azaltmaktı.
Evet, bazı hataları azalttı.
Ama Türkiye’de asıl tartışma hiçbir zaman teknoloji olmadı, karar veren insan oldu.
İlk günden bu yana Süper Lig’de VAR kararları hep tartışmalı kaldı.
Çünkü güven duygusu oluşmadı.
KRİTİK MAÇTA TARTIŞMALI KARARLAR
Cumartesi günü oynanan karşılaşma, şampiyonluk yarışını doğrudan etkileyecek nitelikteydi.Beklendiği gibi tansiyon yüksekti.
Eski FIFA kokartlı hakem yorumları incelendiğinde birçok kritik pozisyonda tartışma olduğu görülüyor.
Maçın röntgenini paylaşayım:
- Dakika 1 - Elle oynama beklentisi: Trabzonsporlu futbolcu, kendi ceza sahası önünde kritik bir noktada topu eliyle taşıyor. Net bir elle oynama kararı verilmeliydi.
Dakika 14 - Fenerbahçe’nin ilk golü öncesi elle oynama beklentisi: İsmail, oyun kuralları kitabında ‘armpit’ diye adlandırılan koltuk altı bölgesinin iz düşümüne denk gelen........
