Yerelden Ülkeye, İletişim, Demokrasi ve Doğal Zenginlik Gerçeğine Bir Örnek RİZE PAZARLILAR DERNEĞİ
Önceki yazımın “Dünya Yanıyor Anneler” şeklindeki başlığı, aslında ailelerden sokaklara, sokaklardan kentlere, kentlerden ülkeye, bir ülkeden tüm Dünya’ya, hatta daha da uzaklara gitmeye çalışarak belirtiyorum, uzaya, gezegenlere dek alev haline gelmekte olan bir tehlikeyi işaret ediyor.
Başlık ve yazı, sadece Türkiye’nin değil Dünya’nın tüm annelerine, kadın-erkek tüm insanlarına yönelik bir çığlıktır. Harflerin ve kelimelerin çığlığı elbette sessizdir. Ancak, bu ve diğer yazılı, sessiz çığlıkların haber vermek istediği, işaret ettiği tehlikeler duyulmaz, okunmaz ve öğrenilmez ise toplumlara acı, gözyaşı, kan ve ölüm olarak yansır, yansıyor.
İnsan aklının ürettiği bilimsel güzelliklere karşın, insanlık tarihi değil insanın tarihi şeklinde yaşanan ve yazılı kaynaklara dayalı olarak bilinen binlerce yılın ana ürünleridir saldırılar, fetihler, savaşlar, işgaller, kan, ölüm ve gözyaşları.
Tarih, büyük olasılıkla, insan veya hayvan, çocukların kanları, annelerin gözyaşları ile yazıldı, yazılıyor. Evet, üzülerek paylaşıyorum, kan, ölüm ve gözyaşı bugün de toprağa, suya ve havaya karışıyor.
Oysa, sevgi, dostluk ve barışın coşkusu ve çığlığı yayılmalıdır, yerin altından yerin üstüne, her yere. Yüz yüze, göz göze iletişim kurarak yaşaması, zorluğu ve olanakları paylaşması gereken insan soyunun vahşi yanı, ağır silahlarla cehennemin alevlerini üretse de, çaba göstererek inanmalıyız, bir gün insan soyunun sevgi, dostluk, paylaşmak ve barışçıl yanı, cehenneme doğru gidişi durduracak, tüm varlıkların huzur, mutlu, güven, sağlık içinde ve çok uzun........
