Kul hakkı ile iktidar hatırı arasında “Vakıfların ahlak bildirileri”
Fon skandalının ardından yayımlanan bildirileri okurken, yıllardır içimizde biriken o ağır soruların nihayet sorulmuş olmasından doğacak ferahlığı hissetmek isterdik, olmadı. Yolsuzluğun adını koymanın, sorumlulardan hesap istemenin cesaret gösterisi sayıldığı, takdirle karşılandığı bir vasata nasıl sürüklendiğimizi düşündükçe insanın içi daha da daralıyor. Milyonların geçim sıkıntısıyla her gün azaba dönen hayatı, acaba aynı çevrelerde ne zaman böylesine yüksek bir ahlaki infial uyandırdı?
Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’nın denetimsizliğe, göz yummaya ve kayırmacılığa dikkat çekmesi elbette kayda değer, Sezar’ın hakkı Sezar’a. Yıllardır iktidarı destekleyen çevrelerden hesap sorulmasını isteyen sözler duymayı önemsiyorum. Ancak bildiriye gösterilen o cömert teveccüh, uzun ve konforlu suskunluğun hesabını unutturur mu? Kul hakkını hatırlatanları alkışlama telaşına düşerken, hakkı her gün çiğnenenlerin neden onca zaman kimsesiz bırakıldığını sormayı ihmal etmeyeceğiz. Edemeyiz.
Bildirideki “çürümenin cüzdana da sıçradığı” ifadesini tekrar tekrar okudum. Emeklinin aylığı kiraya yetmezken, çalışanın sofrası her ay biraz daha küçülürken, aileler çocuklarının beslenmesinden kısacak noktaya gelirken çürümenin cüzdanla münasebeti henüz kurulmamış mıydı? Yılların emeğiyle edinilmiş hayatın kaybedilmesi, gençlerin elinden ev, araba sahibi olma ihtimalinin dahi alınması, dürüstçe çalışarak yoksulluktan kurtulmanın giderek güçleşmesi karşısında o cüzdanlara ne olduğunu düşünüyorduk?
İnsanın parasını kaybetmesi kadar, emeğinin karşılıksız bırakılması da kul hakkına dahildir. Tasarruf hesabındaki eksilme ne kadar somutsa, pazardan eli boş dönmek de o kadar somut bir hayat gerçeğidir. Üstelik ücretiyle yaşayan kitlelerin, kendilerine yüklenen maliyetlere itiraz edecek hali bile bırakılmadı. Başkalarının aldığı kararların bedelini, kendi çocuklarının geleceğini erteleyerek ödeyenlerin ahı var ahı.
Kur Korumalı Mevduat yıllarında servetini koruma altına alanlarla, maaşını enflasyona karşı koruyamayanlar aynı ülkenin havasını soluyordu. Kamu kaynaklarının kimin cebinden çıkıp kimin hesabına aktarılacağı sorusu ortadayken aynı kuvvette sesini duyamadığımız dini çevreler, borsa ve fon mecrasındaki kayıplar karşısında kul hakkını yüksek sesle hatırladı. Yardım kolisi hazırlarken gösterilen o pek muttaki titizliği, insanları o koliye muhtaç bırakan politik tercihler karşısında da görmek isterdik. Yoksulun neye ihtiyacı olduğunu böylesine yakından bilenler, neden yoksullaştığıyla da ilgilenmeli.
Yoksulu........
