menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tarihe kazınan gerçekler

5 0
13.06.2026

Siz Samsun Gazetesi Okurlarım! Önceki yazılarım vesilesiyle kendisini tanıdığınız üzere, Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Bosna–Hersek Komisyon Başkanı Selçuk Kurtsatar, Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Yönetim Kurulu Üyesidir. Ayriyeten, Akdeniz Balkan Türkleri Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesidir. Başkan Selçuk Kurtsatar, 1912 – 1923 yılları arasında, Batı Trakya’da ve özellikle de Selanik’te, yoğun bir göç hareketi gerçekleştiğini tespit eder ve şu ifadede bulunur: “Bu göç hareketi, bir ulusun yıkıntıları arasından ve küllerinden yeniden doğarken evlatlarının ödediği en ağır bedellerden biridir.” 20. yüzyılın başında, Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkanlar’daki en parlak incisi Selanik’in ticaretin, çok kültürlülüğün, farklı inançların ve yenilikçi fikirlerin bir arada harmanlandığı bir şehir olduğuna; ayrıca, Avrupa’ya açılan bir kapı olduğuna ilişkin tespitte bulunan Başkan Kurtsatar, Birinci Balkan Savaşı’nın Selanik’teki bu rüyayı karanlık bir kâbusa dönüştürdüğünden yakınır: “1912 yılının Kasım ayında, taarruza katiyen geçilmeden, hiçbir karşılık verilmeden Yunan Kuvvetleri’ne teslim edilmesi, Selanik şehrinde ve çevre köylerde yaşayan yüz binlerce Türk ve Müslüman için kıyametin başlangıcı olur.” Selanik’te yaşayan Türkler, ağır bir baskı altına girerler. Başkan Kurtsatar, Balkan Çeteleri’nin saldırılarının, yağmalamalarının ve köyleri yakmalarının ve katliamlarının bölgedeki Müslüman ve Türk halkının topraklarını terk etmeye zorladığı; bunun üzerine, bölge halkının Anadolu’ya göç etmek zorunda kaldığı açıklamasında bulunur: “Osmanlı Devleti’nin gücü Batı Trakya’da tükendiğinden dolayı, tüm o insanlar göç etmek durumunda kalmışlardır. Benim atalarım asla kaçmamışlardır. Kaçacak olsalardı, beş yüz bin insan katledilinceye dek beklemezlerdi. Çoktan kaçarlardı.” Bu zorunlu göçün dünya tarihinin kaydettiği en büyük ve en trajik kitlesel göçlerden birini tetiklediği tespitinde bulunan Başkan Kurtsatar, bu göç yolculuğunun ölüm yürüyüşüne dönüştüğünü; gemilerle Anadolu’ya göç etmeye çalışanların ise, insanlık dışı koşullarda, hayatta kalma savaşı verdiklerini belirtir. Kurulan sözde komisyonların muhacirleri iyi ve kötü olarak fişlediğine değinen Selçuk Kurtsatar, kötü olarak damgalananların mezbahanelere götürüldüklerine ve bu mezbahanelerde, kulakları ve burunları vahşice kesilerek, işkenceyle katlediklerine ilişkin açıklamada bulunur. Üç bin – dört bin Müslümanın bu şekilde öldürüldüğü tahmin edilir. Buna istinaden, elli bin muhacir ve otuz bin esir Türk askeri Yunan makamları tarafından açlığa terk edilir. Kırsaldaki bu dehşetten can havliyle uzaklaşabilen muhacirlerin ise, Selanik Limanı’na sığındıklarını ve limanda, büyük bir insani krizle karşılaştıklarını vurgulayan Başkan Kurtsatar, Selanik Limanı’nın Anadolu’ya açılan........

© Samsun Gazetesi